Öncelikle Pınar GÜLTEKİN hayatta iken yanarak ölmemiştir. Bu husus 30.10.2020 tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu ile sabittir. Yine 17.06.2022 tarihli Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Bilirkişi Kurulu Raporuna göre maktul Pınar GÜLTEKİN’in hayatta iken yangına maruz kalmadığı İLMEN tespit edilmiştir. Tüm bunlara ve dosyada bulunan başkaca delillere dayanılarak Mahkemece Pınar Gültekin’in yakılarak öldürülmediğine, olayda canavarca hisle ve eziyet çektirerek ölüm olayının GERÇEKLEŞMEDİĞİNE kanaat getirilmiştir. Ancak yanlış yönlendirme ile bu husus basın önünde maktulün kesin bir şekilde yanarak öldürüldüğü şeklinde yalan bilgi ile servis edilmiştir.
pinar gultekin'in babasının söylediklerini dinlerseniz karşı tarafın maddi olarak güçlü bir aileleden geldiğini ve iddia ettiğine göre hakiminde bu güce kapılıp bu kararı verdiğini duyarsınız. burdan yola çıkarak katil güçlü bir kişi ve bir kaç kişinin iddia ettiği kız birilerine söylemişte katil'i alı koyup anal sex yapıp video'ya çekip tehdit etmişler ifadesinin yalan olduğu zaten ortaya çıkıyor.
böyle türkiye gündemine düşecek bir davanın hakimini dahi manüpüle edip maddi olarak ele geçirebilen bir ailenin cocuguna kimse öyle anal sex yapıpta kayda falan alamaz.
bu davada belli bir şekilde katil kişisi en az nasıl ceza alarak bu işten kurtulabilir o hesaplanmış ve 22 yıl da karar kılınmış. 22 yıl medyayı biraz susturur olarak düşünülmüş çünkü halkımız hukuk bilmediği çin 22 yılı duyunca hepsini yatacak sanıyor.
gelelim asıl sinirlendiğim noktaya. ölen kişi erkekde olabilirdi. medyada, tv de, sosyal medya da sürekli kadın, kadın, kadın diye yarımcılık yapılmaya calışılıyor. hukukda kadın erkek yoktur herkes eşittir. ölen kişi erkek olsaydı ve 22 seneye düşürülseydi cezası sesiniz çıkmayacak mıydı?
bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?