Kaydol
Giriş

princess_leia_organa

Gizem Çelik
Youngling Graduate
Ankara
Temmuz 2022
we're live in a swamp, but some people looking at the stars 💫
En son medyalar tümü
Takip ettikleri tümü
Takipçileri tümü
Bağlantıları
İstatistikler
Diziler detay
T. Süre
T. Bölüm
217 / 243
Filmler
T. Süre
10sa 0dk
T. Film
6 / 9
 
En çok dinlediği şarkılar
Son dinlediği şarkılar
Beğendiği gönderiler
Elessar2147 Sith Tyro » Sosyal » Genel
Bokistandan yeni bir haber!
İmamoğlunun diploması hukuksuz olarak birileri istedi diye iptal edildi.
Kuduz köpek gibi salyalarla saldırıyorlar.
Ha eğer diyorsanız mağdur olduysa onun lehine mağdur olunca millet oy verir falan yanılıyorsunuz.
Ben bu milletin iyi niyetli merhametli bir millet olmadığını düşünüyorum.
Yine gider tayyibe verirler.
Depremde yerin 8 kat dibine girdi yine gitti verdi.
O kadar insan hiç uğruna öldü yine gidip oy verdiler yine verirler.
Gizlenen 47 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
Bağımsız yargının olmadığı bir ülkede yaşıyoruz malesef .
Yandaş isen bir telefonla diploma ayağına gelir yandaş değilsen 4 yıllık emekle kazandığın diploman elinden alınır.
Bizi öyle bir hale getirdilerki hiç bir şeye şaşıramıyorum artık şaşırma yetimi kaybettim bunların yüzünden.
ToruKMactoR Acıdığım bir diğer şey ise diğer 27 kişi. Adamlar bir baktı durduk yere diplomaları gitmiş.
neden hukuksuz olarak iptal edildiğini düşünüyorsunuz
mobydicq42 bu soruyu sorduğuna göre sen hukuka aykırı olarak iptal edilmediğini düşünüyorsun sen neden öyle düşünüyorsun senden başlayalım?
Bi de ne hikmetse iyice cb adayı olacağı söylenmeye başlayınca ortaya çıkıyor neymiş usülsüz yatay geçiş yapmışmış.
Bu konuda bahse konu açık hata devletin kurumu olan İstanbul Üniversitesi tarafından yapılıyor ve bu açık hata sonucu olarak BİLE OLSA "kazanılmış hak" iptal edemezsin.
Ben kararı gayet yerinde buluyorum. nişantaşından istanbul üniversitesine sınavsız geçiş yapabiliyorsanız bu konuyu tekrar tartışırız. 100-150 kişilik bir grup ülkenin geri kalanından ayrıcalıklı değildir. Bu yolla geçiş yapıp alınan tüm diplomalar iptal edilmeldir. Kıbrısta para verip dekan imzasıyla eğitim sistemi dışına çıkıp kafasına göre okula öğrenci alımı yapılmıştır.

Bokistan derken nereyi kast etmektesin? Umarım bu söylemin TÜRKİYE CUMHURİYET'i için kullanılmamıştır.
mobydicq42 hukuka aykırı olduğu için öyle düşünüyor olabilir mi? Türk hukukuna göre kurumların yaptığı hatalardan kişi meshul tutulamaz. Farzedelim diploması şahibeli dahi olsa hukuk sisteminde kesin kural diplomayı veren kurum cezalandırılabilir. Geçmişe dönük hatalı işlemlerde kişilerin belgeleri iptal edilemez.

X kişi tıp fakültesinde mikrobiyoloji sınavına girer, geçerli not alır ve sınıfı atlar. Aradan 6 ay geçtikten sonra profesör sınav kağıtlarını yanlış okuduğunu farkeder. X'in sınıfta kalması gerekirken geçmiştir. Bu durumda hukuka göre profesör suçludur. Oluşacak her türlü sorunda profesör cezalandırılır X değil. Hiç bir şekilde X'e sen yanlışlıkla geçtin geri dön denilemez.

İmamoğluna gelince okulu denk veya değil bilmiyorum fakat ilgili tarihte istanbul universitesi imamoğlu ile birlikte bir çok kişiyi denk olarak kabul edip kabul ettiyse olay bitmiştir.

Çünkü kabul etmemiş olsaydı imamoğlu okuduğu okulu bitirip yine diploma alacaktı. Şuan diplomasını iptal etmek geçiş yaptığı okulu bitirememesi sorununu da ortaya cıkarıyor.

%99 bile değil %100 hukuksuzca bir karar. Hukuk düşüncelere göre işlemez. Oturduğun yerden "niye öyle düşünüyorsun" denmez. Gidersin google'a "geriye dönük kurum hatalarından verilen yanlış belgelerden hukuken kim sorumludur" şeklinde sorarsın, alirsin cevabını.
talhayesilaltun Hayırdır? Napacan olm koşa koşa gidip cimere mi yazacan? Yeter ulan bu milletin sizden çektiği yeter!
Cumhuriyet mi kaldı?
Birileri keyfine göre ülke yönetiyor gelip burada yok yerinde buluyorum yok bilmem ne?
Adalet bok durumda, sosyal hayat bok durumda, ekonomi bok durumda eğitim bok durumda daha ne diyeyim?
Hadi abicim git başka yerde hükümeti yala burdan sana ekmek çıkmaz.
Elessar2147 Neden size karşı olan herkese hükümet yalakası diyorsunuz? Ek olarak bu ülkenin son umudur Ekrem İmamoğlu mu? Hangi hak sana şehitlerimizin ve atamızın bize emanet bıraktığı, içinde yaşadığım ülkenin ismini bok ile değiştirebilirsin? Hele ki 18 Mart gününde. Üstüne bir de ölen bir sürü akrabası olan depremzedelere ve o insanlara laf söyleyebiliyorsun. İnan bu duruma çok üzüldüm. Şikayet felan edeceğim yok. Nefretini başka yerlerde kullanmanı öneririm.

Benim için karar gayet uygundur.
talhayesilaltun sen ne okudun universite olarak meraktan soruyorum?
talhayesilaltun
Bu ülkenin son umudu imamoğlu değil ama en cesuru şu an o iktidarın tüm saldırılarına karşı dik duran o.
Mansur gibi istemem yan cebime koy yapmıyor.
Soğan gibi 180 derece dönmüyor.
Sizin sözde milliyetçi ayarlarınızı bozdu kürtlere karşı ılımlı davrandı diye bu adamı kötüleyemezsiniz.
Zorunuza giden tek şey kürtlerle ılımlı geçinmesi boşuna vatan millet diye ağlamayın.
Ha terörrörör diyene kadar terörist başına açıklama yaptıranlara git konuş.
Bir daha beni vatan hainliğiyle itham edersen sana karşı ağzımı çok fena bozarım haberin olsun.
2 şehit verdik bu ülke için ailemizden .
Kaç nesildir devlete hizmet ediyoruz bilip bilmeden konuşma.
Depremzedeye falan hakaret etmedim başka tarafınla okuma beynin varsa onu kullan İFTİRA ATMA.
Karar yerindeyse ülkeni yarın öbür gün bir imzayla 4e böldüklerinde ağlama.
Daha kötü konuşurdum da sana karşı terbiyemi bozmak istemiyorum.
Vader İstanbul işletme mezunuyum, şu anda da beykentte Grafik Tasarım 2 yıllık meslek bölümünde okuyorum Lordum, 2 belediye seçiminde 1'inde tatilden dönmek suretiyle Ekrem İmamoğluna oy verdim.

Neden memnunum bu karardan diyecek olursan bir Cumhurbaşkanı adayının bu tür suçlamalara bile mahal vermemesi gerektiğini ve bu tür şeylerden uzak kalması gerektiğini düşünüyorum. Geçmişinde böyle bir şaibe varsa CB başkanı aday adayı bile olmamalıdır benim gözümde.

Bu yüzden kararı gayet yerinde buluyorum.

Elessar2147 Bence sinirinden ne yazdığının farkında değilsin, laf ediyorsunu hakaret ediyorsun olarak anlamışsın. Konuları da farklı yerlere çekmeye çalışmışsın. Umarım sinirin dinince yazdıklarını tekrar okursun.
talhayesilaltun anladım ama şunu unutma ülkeyi boka çevirirseniz bu şekidle sonra ülkeye bok dediler diye kimseye kızamazsın. Adamın diplomasında herhangi bir şaibe yok. AKP var dedi diye şaiba olduğunu söylüyorsun.

İstanbul üniversitesi şaibeli diploma veriyorsa şayet seninde diplomanda şaibe var anlamı çıkıyor. Ne diyim ülkesini sever görünüp bu derece bu ülkeye düşman nasıl oldunuz onu çözemiyorum.
talhayesilaltun bak hala iftiraya devam ediyor depremzedelere bir şey dediğim yok.
Sen nasıl girdin üniversiteye ?
Millet öldü hala akpliler oy vermeye devam etti diyorum burda depremzedeye bir laf var mı?
Lütfen kullan beynini.
Elessar2147 sadece detaylı bilgi edinmek istemiştim . Tabii zamanlaması manidar olmakla beraber ortada belirli bir usulsüzlük var anladığım kadarıyla iptali ile ilgili bir hukuksuzluk mevcut. Sadece olaya siyasi olarak değilde ortada usulsüzlükle kazanılmış veya kazandırılmış ve yıllarca bunun üzerinden devam ettirilmiş bir durum söz konusu.

Vader google ye `geriye dönük kurum hatalarından verilen yanlış belgelerden hukuken kim sorumludur` ilgili bir konu bulamadım google nin arama motorları sıkıntılı.

Tabi iptalinin zamanlaması ve siyasi amaçlar uğruna aceleye getirilmesi mevcut ama ortada usülsüzlükle alınmış bir diploma ve bunun üzerine inşaa edilmiş bir kariyer mevcut. Zamanında yapılan bu hatanın diyelim kişinin hiç mi bir suçu yok.Siyasi amaç ve düşünceleri geride bırakırsak bunun etikliği nedir? başvuran kişi ve başvurulan kurum bunun hiç mi farkında değildi.
Profesör örneği birazcık küçük kalmış bu konuda. Ortada koca bir eğitim hayatı mevcut ülkede bulunan gençler hayatlarının yaklaşık 15 senesini bu diploma uğruna heba ediyorlar.
-"okulu denk veya değil bilmiyorum fakat ilgili tarihte istanbul universitesi imamoğlu ile birlikte bir çok kişiyi denk olarak kabul edip kabul ettiyse olay bitmiştir." bu söylemle alakalı da tekrardan konu aynı yere geliyor birçok kişi o kadar insanın hakkına girmedi mi olayı bu noktada siyasi bağlamlardan ve zamanlamalardan çıkarttığımızda . Onca kişi yapılan veya yaptırılan usulsüzlükle diploma sahibi olmuşlar.

Siyasi düzlemde olaya bakıldığında siyasetin böyle hamleleri olduğunu, muhalefet ve hükümet arasında çeşitli atışmaların, karalamaların ve birtakım siyasi oyunların döndüğünü ve stratejik olarak kararlar alındığını tabi ki de biliyoruz ama olayı birazda geniş çerçevede incelediğimizde diyelim ki İmamoğlu nu denklemden çıkardığımızda diğerlerinin o diplomayı hak ettiğini söyleyebilir miyiz bu konuda içiniz rahat mı? Hukuk da bu konuda bir açıklığın olduğunu düşünmüyor musunuz?
Vader Benim girdiğim sınavın sonuçları ÖSYM'de mevcut. Ekrem İmamoğlunun sınavla geçişi ve denkliği olmayan bir Anonim Şirket üniversitesinden mezun olup benimle aynı diplomayı alması aslında bana ve benim gibi mezunlara bence bir hakarettir.

Asla ülkeme düşman değilim, söylemlerim de AKP ile alakasızdır. Hem Gedik üniversitenin sahibi olan şahsın açıklamaları, hem de ortaya konulan belgelerdir.
Gedik Üniversitesi Anonim bir şirkettir. Bunu sizde araştırarak öğrenebilirsiniz.



Elessar2147 İnsanların ölmesi ile AKP'ye oy vermesi arasındaki kurduğun bağda yıkılan yapıların bir çoğunun 20 yıldan eski olmasıdır. Fatih'te deniz kumuyla yapılan binalar da marmara depreminde yıkılacaktır. Neyi anlatmaya çalışıyorsun anlamadım? 10 yılda yapıcağı kentsel dönüşümün 6 yılda %10'unu bile yapamayan Ekrem imamoğlunu depremzedeler üzerinden mi savunuyorsun? Bence bu konu yorumdan çıktı farklı yerlere gitti. Ekremin çok eksisi var ama sorsan devlet engelliyor. 2 kere oy verdiğim halde bu yorumu yapmakta benim hakkım.

Ekrem İmamoğlu kendisine diploma ile ilgili sorulan sorularda bile verdiği cevaplar beni ikna etmedi. Neden içimden gelmeyerek savunacağım birini karşıma koyup bunu seçmek zorundasınıza götürülmeye çalışılıyorum.

Özel okullardan devlet okullarına geçiş sınavla yapılır. 100 kişiye tanınan imtiyaz benim gözümde geçersizdir. Kanun nezdinde de geçersiz kılınmıştır.

Ayrıca herkes karalar bağlıyor bu konuda. Ekrem İmamoğlu benim için kesinlikle bu ülkenin son ümidi felan değildir.


Ayrıca ne olursa olsun Türkiye Cumhuriyet'i için BOKİSTAN benzetmesini yapmamalısın. Bu da aklında bulunsun.
mobydicq42 Erdoğanın diplomasını hiç sorguladın mı hayatında merak ediyorum?
Bu hak hukuk damarınız imamoğluna gelince mi tuttu? talhayesilaltun Yav ben sana gelsem desem bende bi arsa var 1 milyon isterim desem sonra sen de araştırmadan etmeden hemen alsan sonra gidip desen burda usulsüzlük var adam bana 1 milyon eder dedi sattı ben de araştırmadım aldım desen bu durumda ben mi suçlu olurum?
Diyoruz ki ortada bir usulsüzlük varsa BİLE bu üniversiteyi bağlar imamoğlunu değil.
mobydicq42 hocam bana geçişin usulsüz olduğunu anlat. Geçişte bir sorun yok. Bir çok üniversiteden başka üniye yatay geçiş hakkı var. Diğer kişilerin geçişlerinde de bir usulsüzlük yok.

Yök bir kanun yayınlar şu universiteleride yatay geçişe dahil edebilrisiniz diye. Sonra universiteler kabul edecekleri ogrenciler hakkında kural yayınlar. Derki şu notlar minimum şu puan olmak zorunda değil. Yapılan başvurulardan buna göre üniversiteler kabul eder. Bu sürekli bu şekilde yapılır.

Burada sorun tam olarak nerede?
talhayesilaltun hacı sen kırmızı reçeteli ilaç falan mı kullanıyorsun? nerede ben sana bunu seçmek zorundasın dedim. nerede şöyle böyle dedim. Kim dedi sana ülkenin son umudu imamzırto diye?

Kafandan mı kuruyorsun. Bu mantıkla sizi zaten kimse kurtaramaz. İmamoğlu'nun da böyle bir özelliği olduğunu sanmıyorum. Olay hukuksuz bu kadar. Hukuken kesinlikle doğru bir karar değil.

Siz kişilere olan sevgi yada olmayan sevginize göre kanunların esnetilmesine izin verdiğiniz için ülke bu halde. Tutuklanan hdp nin başkanıysa hukuksuzca da olsa ohh iy oldu. Ümit Özdağ ise "böyle iş mi olur"

Hukuk kişilere göre değişmez. Doğru tektir. Söytlediğim iddia bile etmediğim şeyleri söylemişim gibi bahsetmeyide bırak. Hiç bir mesajımda ne kurtarıcı dedim birine nede başka bir şansınız yok gibi bir kelime dahi kulanmadım.
Vader Lordum orda farklı bir parantez açmadım ama diğer yorumu yazdığım arkadaşa iletiyordum. Kendisi kurtarıcımızın o olduğunu söyledi. Sizi böyle bir şey ile itham etmedim, etmemde. Yanlış anlaşıldıysam kusura bakmayın.
İlgili bölümüde düzenledim.

Dediğiniz gibi de olayları incelemiyorum. Benim için karar gayet açık ve kendi araştırmamla bu bilgileri edinebiliyorum. Kimseye oh olsun kimseyede böyle iş mi olur demiyorum. Bu konuya cevap verme sebebimde BOKİSTAN olarak geçen kısımdan rahatsızlığımdı. Saygılar, sevgiler.
talhayesilaltun lan ben de kurtarıcı demedim sen ruh hastası mısın hakkatten en cesuru dedim bi oku allahtan kork yav
Elessar2147 evet sorguladım ve araştırdım onda da diplomalar ile ilgili resimler(diploma resminde geçen profesörün ünvan alış tarihi vb karşılaştırmalar) vb. paylaşımlar yapılıyor çeşitli argümanlar ve savunmalar mevcut , hayır imamoğluna veya mevcut herhangi bir bireye karşı düşüncem veya hukuk damarım yok sadece olayı anlamaya araştırmaya çalışıyorum herhangi bir tarafım da yok.
Vader geçişte bir sorun olmadığını mı düşünüyorsunuz yoksa kanıtlanmış bir araştırma kaynağı paylaşabilir misiniz? Ortada ki iddia tekrar ediyorum ortada bulunan İDDİA özel bir kıbrıs üniversitesinden yatay geçişle devlet üniversitesine geçişi söz konusu olmuş ve o dönemde bu usulsüzmüş. İddia olduğu için mişlarla mışlarla olayı ifade edip sindirmeye çalışıyoruz.Sanırım olayın durulması ve detaylıca araştırılmasını önümüzde ki günlerde öğreneceğiz.
mobydicq42 Olm sen deli misin? Cehaletin son ucu musun? Ben birşey değil sen iddianı kanıtlayuacaksın. Universite herşey doğru olduğu için yatay geçişi yapmış. Usulsuz diyen sensen kanıtlarını getirip sunacak olan sensin. İşletme fakültesi dekanı usülsüzlük yoktur var diyemem diye istifa etti. Baskı kurulduğunuda açıkça söyledi. Madem usülsüz neden baskı kuruluyor çıkarın belgelerinizi kanıtlayın?
DAVULCUUUU VURRRR DAVULAAAAA
mobydicq42 yav sen yapay zeka mısın arkadaşım?
Anlamıyor musun diyoruz ki
EĞER USULSÜZLÜK VARSA BU USULSÜZLÜK O KURUMU BAĞLAR GEÇİŞ YAPAN ÖĞRENCİYİ DEĞİL.
Hayır adamın geçişi onaylamasalar yine 4 yıl okuyup bitirirdi. O hakkı da elinden almış oldular daha da anlaşılmayacak ne var?
Vader benim bir iddiam yok sadece gözlemciyim. Kendi fikirlerimi oluşturuyorum. işletme fakültesi dekanı açıklama yapabilir, istanbul üniversitesi de bu konu ile ilgili bir açıklama yapmış. Şuan olay taze olduğu için fikirler hava da uçuşuyor herkesin bir fikri var zaten. Neden ortada böyle bir sorun var demek ki bir ortada mevcut duruma ters düşen bir olay var veya yok. Bu konu ile ilgili sizin fikirleriniz ve savunmalarınız neler? Sosyal medyada vb. organlarda gördüğüm kadarıyla diploma da usulsüzlük diplomanın iptal kararıyla ilgili bir hukuksuzluk mevcut.Herşey netleşinceye kadar suç kanıtlanana kadar herkes suçsuzdur.
mobydicq42
--- Alıntı ---

Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun, 19/03/1988 günlü, 19759 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 06/07/1987 günlü, E:1987/1, 2, 4; K:1987/2 sayılı kararında; yerli ve yabancı doktrin ve içtihatlarda kabul edildiği üzere, yanlış idari işlemlerden dolayı kişi yararına hak veya korunması gereken yerleşmiş bir durum doğmuş ise, idari işlemlerin ancak iptal davası süresi içinde geri alınabileceği, bu sürenin geçmiş olması halinde idare için de işlemin kesinleşmiş olacağı, ancak bu kuralın, iyi niyetli kişiler için geçerli olup, yokluk ve mutlak butlan halleri ile kişinin gerçek dışı beyan ve hilesinin yanlış işlem tesisine neden olduğu hallerde, idarenin yanlış işlemini böyle bir süre şartına bağlı kalmaksızın geriye doğru yürür şekilde geri alabileceği, nitekim, uyuşmazlıkta, Üniversitelerarası Yerleştirme Sınavına kendi yerlerine başkalarını sokarak veya sahte belge düzenleyerek yükseköğretim kurumlarına kayıt yaptırmış ve ara sınıflarda okumakta olan davacıların, hile ile veya idareyi yanıltarak hatalı ve hukuka aykırı idari işlem (fakülteye kayıt) tesisine neden olmaları nedeniyle ortaya çıkan fiili durumun kendileri için kazanılmış hak teşkil etmediği gibi, bu durumun idarece farkına varılması üzerine, sakat idari işlemlerin geri alınması yoluyla, öğrenim süresi içinde yükseköğrenim kurumlarından kayıtlarının silinebileceği belirtilmiştir.

Söz konusu kararda, ilgililerin "hile" ile tesis ettirdikleri, yükseköğretim kurumuna kayıt yolundaki idari işlemlerin dahi "öğrenim süresi içinde" geri alınabileceğinin ifade edilmiş olması, olayda ise, yükseköğretim kurumundan kaydı silinen davacının aftan yararlanma başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali yolundaki "yargı kararı üzerine" öğrenimine devam etmesi sonucunda "mezun durumda bulunması" karşısında, davacının yargı kararına dayanılarak sağladığı bu başarının kendisi için kazanılmış hak olarak kabul edilmesi gerektiği ve mezuniyet belgesinin iptalinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.[



--- Alıntı ---

Anayasa Mahkemesi'nin 03.04.2001 tarih ve E. 1999/50, K.2001/67 sayılı kararında 'kazanılmış hak" kişinin bulunduğu statüden doğan, tahakkuk etmiş ve kendisi yönünden kesinleşmiş ve kişisel alacak niteliğine dönüşmüş hak olarak tanımlanmış bulunmaktadır. Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu'nun 14.06.1989 tarih ve E. 1989/1-2, K. 1989/2 sayılı kararında ise; gerek öğretide, gerekse uygulamada, kişilerin hukuki statülerini belirlemiş ve buna dayalı olarak da yeni hukuki durumların ve hakların elde edilmesine neden olmuş, bir başka deyişle hukuki sonuçlarını yerine getirmiş olan durumların, artık geriye dönülmez, vazgeçilmez haklar olduğu, yani kazanılmış hak teşkil ettiği belirtilmiştir.


Ne diyor hukuk? Eğer sınava kendi değilde başka birini sokmak gibi hileli yolla diploma almamışsa, kesinlikle kazanılmış haklar iptal edilemez, geri alınamaz.
Vader Bu durum, yalnızca iyi niyetli kişiler için geçerlidir (" ancak bu kuralın, iyi niyetli kişiler için geçerli olup, yokluk ve mutlak butlan halleri ile kişinin gerçek dışı beyan ve hilesinin yanlış işlem tesisine neden olduğu hallerde, idarenin yanlış işlemini böyle bir süre şartına bağlı kalmaksızın geriye doğru yürür şekilde geri alabileceği")yani altını çizerek söylüyorum koşulsuz şartsız bir süre aşımı mevcut değil. Olayın detaylıca araştırılması kişi ve kurumların hatalarının irdelenmesi gerekiyor.
mobydicq42 olm bak zeka geriliği olduğunu düşlüneceğim hemen sonraki cümlede iyi niyetli olmayan kişilere örnek vermiş. "Sınava kjendisi yerine başkasını sokan" "sahte belgeyle sınava giren" şeklinde iyi niyetli olmayan kimdir açıklamış. Lütfen bak bu siteye üye olmayı başardıysan okuduğunu da anlayabilecek kapasitede biri olman lazım.

Konyanın x bir yerinden klavye başından hukuk için hala detaylıca bilmemne yazıyorsun. Ha sen biliyon gonyalı. Tüm dünya hukuku yalan bi sen doğrusun he.

Değerli vaktimi boş yere harcama.
talhayesilaltun ne kadar komik adamsın ya engellenme zamanın gelmiş
Vader spesifik olarak iyi niyeti bu şekilde kısılamamış.
mutlak butlan halleri ile kişinin gerçek dışı beyan ve hilesinin yanlış işlem tesisine neden olduğu halleri de kapsamış o dönemde yatay geçiş yapan hiçbir kişinin bu konuda bir bilgisi yok muydu? Ortada bulunan İDDİA yı kurumun göz kaçırışına mı yıkacağız. veya siz bu konuda ne düşünüyorsunuz ortada yatay geçişle ilgili bir usulsüzlük varsa hukuk bu durumda geriye dönük işlem yapmayıp diplomaları iade mi etmeli.
mobydicq42 daha bana cevap verme adama hukuk kurallarını açıkça yazıyoruz döndü şuan ilk mesaja geri. Boşver hacı sen ne yapcan. Yukarıdan aşağı o kadar mesaj boşa yazmışım.
mobydicq42 bu arkadaş bot bence ya bu yorumların başka hiçbir açıklaması olamaz veya gidip groka yazdırıp kafa buluyor bizle.
Yahu arkadaşım eğer orda dekan onayladıysa İŞ BİTMİŞTİR.
Suçlu başvuran değil onaylayandır anlamıyor musun ya bot musun sen?
nirnaeth tabi ki temennimiz suçlunun bulunup cezalandırılması yönünde aksi bir durum söylemedim zaten. Vader teşekkür ederim fikir alışverişimiz ve sunduğunuz argümanlar ile ilgili iyi akşamlar dilerim. Elessar2147 haklısın bu suça ortak olanların cezalandırılması lazım ilerleyen günlerde uygun hukuk düzlemine oturtulduğunda olaylar daha da netlik kazanacaktır.
hadi diyelim bu karar dogru zamaninda hulusi akarin kizi yurt disinda ortalama bi unide biyoloji okurken Türkiyeye dönünce hacettepe tıpa geçiş yapabiliyor bak sen su ise :Ddd gerci hulusi akarin en masum sucu olabilir ama tabi bu olayda usulsuzluk oldugu raporlar ile dogrulaniyor denk olmadigi dogrulaniyor ama ne hikmetse olay zaman asimina ugradigi icin diplomalara bir sey yapilamaz deniyor yersenn olay tamamen ekremi bitirmek icindi yani ortada ne bi usulsuz diploma ne de hakli bi durum var anlattigim olay diploma alindiktan 5-6 sene sonra oldugu halde zaman asimi deniyor ama 20-25 yillik diploma nedense bi anda iptal ediliyor guzelmis inanmaya devam edin boyle ulke sizin gibi dusunenler gibi yuzunden boyle sirf adami bitirmek icin cizilmis bir seneryo cok acik akp yandasina bir sey olmuyorda bu adamami adalet isliyor yani :Ddd

kaynak: https://cumhuriyet.com.tr/yazarlar/...im-2078768
"yav biz de ekremciyiz tabi oyumuzu ona verdik ama sorgulamak lazım yav çok şaibeli", açıklarsın olmaz, mala anlatır gibi anlatırsın yine olmaz, usulsüzlüğü de hukuksuzluğu da yapan apaçık ortadayken gelir sorarlar birde "neden hukuksuzluk olduğunu düşünüyorsunuz acaba?" :D. aim alacak ondan soruluyor bu soru.

mevcut rektörlerin nasıl rektör olduğunu bir kere sorguladı mı acaba bu etiklere ve kul hakkına çok duyarlı arkadaşlar ?

Nuri Aydın 1 yıllık prof, 9 Temmuz 2018'te khk ile "en az üç yıl profesörlük yapma" şartı kaldırıldı. 14 temmuz İstanbul üni. Cerrahpaşa rektörü yapıldı, 15 temmuz tekrar üç yıl şartı geri getirildi.

Yusuf Tekin, 13 eylül 2018 tekrar khk ile 3 yıl şartı kaldırıldı, rektör olarak atandı.

bakın sırf kişiye özel birkaç günlük çıkan khk bile ne kadar etkili. "kanun var yav usulsüzlük yok" demekte özgürsünüz elbette.

öte yandan imamoğlu olayında, ortada bir usulsüzlük var evet, o da yargılama usulsüzlüğü. bu da hukuksuzluktan doğuyor. soruşturmaya neden olan neydi ?

"1990'da GAÜ, YÖK tarafından tanınmıyordu"

--- Alıntı ---

"24 Nisan 2010 Tarihli "Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına İlişkin Yönetmelik"

Madde 14: Yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından Türkiye'deki yükseköğretim kurumlarına yapılacak yatay geçişlerde aranacak şartları düzenler. Öğrencinin, yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarında en az bir yılını tamamlamış olması ve genel not ortalamasının en az 60 olması gerektiğini ifade eder. Ayrıca, öğrencinin geldiği yükseköğretim kurumunun Yükseköğretim Kurulu tarafından tanınması şartı aranır.



"anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul soksan az" öyle miydi o atasözü ?
talhayesilaltun mobydicq42 yaklasik 1 saat once cikan gözaltı kararı hakkındaki fikirlerinizi de duymak isterim
sawet birkaç suç iddiasıyla göz altına alınan birkaç kişi olmuş kendi avukatları ve yaptıkları savunmalar sonucunda gerekli hukuki işlemlerin uygulanacağını düşünüyorum. Senin fikrin nedir?
mobydicq42 konuştu yine yapay zeka.
Papağan gibi aynı şeyleri söyleyip durma!
Sen ne dğşünüyorsun yok gerekli hukuki işlem yok bilmem ne
Elessar2147 adam düşüncemi merak etmiş bende onunkini merak ettim neden rahatsız oldun sende fikirlerini paylaşabilirsin
mobydicq42 yok dalga geçiyorsun sen başka açıklaması olamaz bu yanıtların
Sabahtandır ne diyoruz burda ?
Elessar2147 asıl sen dalga mı geçiyorsun gözaltı kararı yeni bir olay olayı takip etmekte zorlanıyor musun ? Diploma olayından olay daha büyük bir hale evrildi.
Geceden sabaha olaylar değişti gözaltı kararlarını konuşmaya başladık.
papağan gibisin aynı şeyleri tekrar edip duruyorsun fikir sunmuyorsun beni iğneliyorsun gündem değişiyor. Değişen gündeme karşı hep sabit fikrin mi var sabahtantır! dediklerini mi temel alalım.
talhayesilaltun Türkiye diye ülke mi varmış ben şahsen Bokistanda yaşıyorum.
mobydicq42 Ulan sabahtandır diploması iptali hukuksuzdur diyoruz sence gözaltına alınmasını hukuka uygun mu diyecez lütfen biraz beynini kullan ya
Yani fikirlerimşzin ne olduğunu biliyorsun ama ya botsun ya soru sormak için soruyorsun ya da bizimle düpedüz dalga geçiyorsun!
Demirtas iceri alindiginda ses cikarmayanlar simdi ses cikariyor, siz 2016 yilinda kaybettiniz beyler. Bu aci gercegi kabullenmek gerekiyor :)

nerde bunlar nerde haha
ziyazn aman hocam şimdi seni de terörist ilan ederler.
ziyazn Bence Demirtaş'a sahip çıkılmaması çok anormal değil, bugün olsa yine savunulmaz çünkü halkın geneli ile spektrumda çok zıt noktada. Dolayısıyla ona ses çıkarılmayıp ekremin içeri alınmasına ses çıkarılması doğaldır.
M4CUR Agam diyelim ki sen de benle zıt noktadasın hapse girmen mi gerekir yoksa adil bir yargılanma sürecinden geçmen mi gerek?
Mevzu zıt veya değil.
Haklı veya haksız, terörist veya ülkücü, herkesin adil olarak yargılanması gerek.
Mhp sayın derken önder derken ses çıkarmayan hükümetin imamoğluna dhkpcye yardım diye havadan uydurduğu bir şeyle gözaltına alması adaletsizliğin hukuksuzluğun son noktasıdır.
Elessar2147 Zaten herkesin adil yargılanması gerek ama millet kendi hakkını savunmuyorken kalkıp ta bırak rakibinin hakkını, düşmanı olarak gördüğü birinin hakkını savunmaz. Ben doğru-yanlış olarak değil de varolan durum olarak değerlendirdim. Adaletsizlik eşiği çoktan aşıldı maalesef.
Kosemmm_ Sith Apprentice » Sosyal » Genel
Merhaba zuki ailesi

Devlet memuru olarak çalışan birisiyim 500k para ile arsa almak isteseydiniz nereden alırdınız ve arsa alınırken dikkat edilmesi gereken şeyler nelerdir ?
Gizlenen 5 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
500k'ya alacağın arsa dağın başından olur anca. Orda da dolandırılma ihtimalin çok yüksek. En çok çarpma sarı alan diye tabir edilen arsaların bilmeyenlere itelenmesi. Onun dışında mevki verip yolu olmayan veya çok eğimli kullanıma elverişli olmayan arsalarla çarparlar. Arsanın tapusundan il ilçe mahalle ada parsel bilgilerini alıp Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün (TKGM) Parsel sorgu ekranından https://parselsorgu.tkgm.gov.tr/ arsanın tam konumunun bulunup yerinde inceleme yapılması önemli. Arsa niteliğinin ne olduğu kontrol edilmeli. Arsa çevresinden geçen yolların durumuna bakılmalı özellikle 2 ve üstü cephesinden yol geçen arsalarda yol istimlakı sonrası arsanın kullanılamaz duruma düşmesi çok oluyor bunu bilen arsa sahipleri ucuz diye gösterip arsayı öncesinde iteleyebiliyor. Tarım amaçlı kullanılacak bir arazi ise su durumu kontrol edilmeli. Su yoksa tarımda yok sonuç olarak.
Aslında çoğu detayı direwolf çok güzel özetlemiş, ben de birkaç ekleme yapayım. Eğer yatırımlık değil de işlemek, ekip biçmek için bir yer bakıyorsan, arsa değil tarla ya da bahçe statüsünde, şehirden uzak yerlere bile bakabilirsin. Her tarla ya da bahçe kendi etrafında özel bir şekilde incelenmeli ama etrafında başka parsel yoksa, belli şartlar sağlandığında 49 yıllığına senin parselin etrafındaki belli bir alanı belediyedeki Milli Emlak Ofisi'ne giderek, gerekli başvuruları yaparak kiralayabilirsin. Bu şekilde şehirden 8 km uzakta bir yeri satın alıp, daha sonra başvuruları yaptıktan sonra 7 dönümlük tarlayı, etrafındaki uygun hazineye ait yerleri kiralayarak toprak alanını 16 dönüme çıkaran bir tanıdığım var mesela. Hatta, yıllar önce bunu kimseden izin almayıp, hazine arazisine zeytin ağacı dikip daha sonra kendisini bir yakınına ihbar ettirerek, kendine ceza yazdırarak resmi kayıtlara geçmesini sağlayan kişiler de varmış. Çünkü zeytin ağacı yasalar ile koruma altında olduğu için zeytin kullanıyorlar ve ihbar sonrasında bile ağaçlar sökülmediği için kullanabiliyorlarmış ve kendilerine bilerek kestirdikleri ceza makbuzunu saklıyorlar, aradan yıllar geçince o bahsi geçen hazine arazisi başkasına kiralanmak ya da satılmak istendiği zaman, kendisine kestirdiği ceza makbuzu ile sabit şekilde kanıtlı olan o hazine arazisinde hak talep edebiliyorlarmış, bu dediğimi birebir yaşayan bir tanıdığım yok ama legal ya da illegal, şehirden çok uzak toprak parçalarını, eğer ekip biçme amacın varsa, çok güzel değerlendirebilirsin. Çünkü hem şehirden uzak olması, etrafında parsel olmaması yani yerleşim yerlerine de uzak olması v.b sebeplerle bu tarz yerler genelde oldukça ucuza satılır.

Fakat, her ihtimalde de bu işlerden pek anlamıyorsan emlakçı, tapu-kadastro, belediye, ilçe tarım ve orman müdürlüğü gibi doğrudan ya da dolaylı yoldan da olsa bu işlerle alakası olan birini tanıman senin işini kolaylaştırır, zarar etmeni ya da dolandırılmanı engeller.
TechnicaLL teşekkür ederim hiç bu kadar ince ayrıntı olduğunu düşünmemiştim yatırım amaçlı almayı düşünüyorum.
Ex haritacı here.

1) girişeceğin arsanın hisseli olmamasına dikkat et. Yok hissesi var yok hissedarı çok iyi insan yok çok tonton amca falan siktir et. İmanını gevretirler adamın


2) şahsi tercihim mersinin dağları olurdu. Müteahhitler apartman bile dikemeyecek kadar güç kaybetti artık hepsi yana yana dağlık arsa arıyor. Villa yapıp satmak için.

3) bak burası bizim dağlar. 2-3 sene önce bi köylü akrabalarına sinirlendi diye kendisine ait 81 dönüm şu karşıda gördüğün yemyeşil ormanlarla dolu arazilerden birini 200.000 tl ye sattı. Mesela. Düşürülebiliyor

4) alacağın arsanın ev dikeceksen köyiçi (köy yerleşim yeri) mevki olmasına dikkat et. Köyiçi mevkiinde ev yapılabiliyor ama dışındakiler kaçak yapı sayılıyor

5) zaten o meblağa ev dikmelik arsa bakman lazım dönümü küçük olur o paraya. Öyle büyük arsa alınamaz. Ciddi Alıcı tutup da 1.5 dönümde tarım yapmaz.

6) arsayı alıp villa dikecek müteahhitlere satarsın.
Eskişehirde iyi yatırım yapılabilrdiğini düşünüyorum, çamlıca mahallesi ve kızılinler köyünden almanın mantıklı olduğunu biliyorum infom bu kadar.
e icrayı takip et. kamulaştırma ihtimali olan alanlardan uzak dur sorgula bunu
Bir emlakçı olarak söylüyorum, istanbul, çanakkale, balıkesir, gibi yerler primlerini iyi yapmış yerler, bu yerlere o bütçelerle yatırım yapmak kazancınızı düşük faize koymuş gibi bir şeydir. Tekirdağ, Kırklareli, Edirne bölgeleri ise daha hala m2 fiyatları düşük olduğundan kısa vadede dolar ve altın karşısında güzel prim yapacak yerlerdir. Kafanıza takılan bir soru olursa sorabilirsiniz.
limon sagolun hocam şu aralar işte yoğun mesaideyim daha rahat bir zamanda yazmayı planlıyorum
Vader Darth Lord » Sosyal » Genel
Hepbirlikte biraz beyin fırtınası yapalım. Ama bunu yaparken lütfen rica ediyorum böyle gerçekte olmayan efsanevi görüşler ortaya saçarak değil de gerçekle örtüşen görüşler belirtelim. Yani ne bu gerçekle örtüşmeyen görüşler? Sosyal medyada görüyorum amerika natoyu dağıtacak, dağıttıktan sonra Türkiye natoda en en büyük güç olacak avrupa o yuzden reisin önüne yattı reisden olur bekliyor. Bir hışmınan avrupayı feth ediyoruz bir türk dünya ya bedel gibi saçma sapan şeyler. Hani korkudan 1 tane tweet atamıyorsunuz en fazla silivri soğuk falan yazıyorsunuz hangi güç bunu göz önünde bulundurarak bir beyin fırtınası yapalım.

Kısaca abartısız.

Ne konuda yapalım. Mesela yeni başkan seçilmesiyle Amerika'nın tutumunu tartışalım. Örneğin NATO niye var ve bugüne kadar neden Amerika avrupa da olmamasına rağmen bu kadar maddi ve askeri olarak natoyu destekliyordu ve kurulmasında en önemli rolü üstlendi? Bu sorunun cevabını herkes biliyor galiba? Bu sayede nato ülkelerinde üst kurarak orta doğu doğuya yaklaşabildi. Bu üstleri savaş üssü gibi kullandığı için silah yığabildi. Bu üstler sayesinde de söz de dost olarak gözüktüğü kendi birliğinde olan ülkelerde çok kolayca istikbarat toplayabildi.

Ajanları falan demiyorum çünkü bu "ajan" kelimesi günümüzde çok komik ve iğrenç bir rol aldı. O yüzden istikbarat diyorum. Peki bu kadar uğraşıp milyarlarca dolar harcamışken sırf yeni başkan istemiyor diye natodan çıkması, buradaki üsslerinden vazgeçmesi amerika için mantıklı mı? Neden böyle birşey yapmak ister örneğin? Bu konuyu tartışalım.

Aşağıdaki kısım bu konuda kendi fikrimi içerdiği için spoiler'a alıyorum.

Amerikanın avrupada ve ortadoğunun dibinde kullandığı üssler sayesidne hem orta doğu hem avrupa bir çok ülkede istikbarat topluyordu. Bu istikbaratlar az buçuk değil. En ufak örnek Ukrayna'ye olan 1 haftalık desteğini geri çekmesiyle Rusya öyle bir operasyon duzenlediki ukraynaya geçen çoğu yeri 1 haftada geri alıp ezici üstünlüğü elegeçirdi. Bugune kadar bunu yapamamış olması amerikan istikbaratının planlanan tüm girişatları önceden bildirmesinden kaynaklıydı.

Şimdi bugune kadar bu üssler gerekliydi ama bundan sonra bence gerekli değil. Sebebi ise artık teknoloji çağındayız ve bu konuda amerikan başkanının hemen dibinde dünya için çok tehlikeli bir insan duruyor. Evet Elon Musk. Nerdeyse tüm dünyanın etrafını starlink uyduları ile çevirmiş durumda. Toplamak istediği istikbaratı bunlar sayesinde de toplayabileceği teknolojik olarak bir gerçek. Üstelik ülkelerin bu konu hakkında pek söz söyleme hakkıda yok.

Nasıl yok örneğin ülkelerin toprak bütünlüğü kadar hava sahasıda vardır. Başka bir ülkenin uçağı yada drone'u giremez girerse düşürebilirsin. Ama x bir firma bulunduğun meridyen ölçülerinde stratosferine bir uydu koyduğunda buna birşey yapamıyorsun. Zaten yapmak istesende teknolojin buna yetmiyor.

Örneğin ülke hattı üzerindeki starlink uydularını düşürmek istesek ne yapacağız? Bir sonraki uzay programına Alperi tekrar gönderip sapanla düşürmesini mi isteyeceğiz? Yapamayacağız.

Bu sebeple kişisel düşüncem bugune kadar nato sayesinde isteklerini yapabildi ama artık kurulmuş bir uzay uydu sistemi var ve nato harcamalarından kurtulmak istiyor.

Kısaca bir mısır tarlanız var ve bir çok korkuluğa sahipsiniz. Mısırlarınız kargalar tarafından istila edilemiyor fakat traktörünüz olmadığı için yeterli ekim işlemi yapamıyorsunuz. Gücünüz yetmiyor. Düşünüyorsunuz ne yaparım diye. Hemen komşularınızın da mısır tarlası olduğu aklınıza geliyor. Onlarında traktörü yap. Ama sizde onlarda olmayan korkuluk gücü var.

Topluyorsunuz komşuları diyorsunuzki ben korkuluklarımı sizle paylaşırım bu sayede mısırlarınızı güvenle toplarsınız ama bir şartım var. Ortak 2 tane traktör alacağız. Biri her daim benim tarlada duracak diğerini ise siz dönüşümlü kullanacaksınız. Hem işler daha hızlı ilerleyecek hem fire vermeyeceğiz. Kabul ediliyor ve 2 traktör alıp senelerce güzel ekmek yiyorsunuz.

Her sene kazancınızın bir kısmı ile tarlanızın altından geçecek şekilde tüneller inşa ediyorsunuz. Bu tünellerde otomatik sistemler olacak ve tek tuşa bastığınızda tüm ekim işlemini otomatik şekilde yapacak diye. Projeniz bittiğinde deniyorsunuz ve anında traktörün 30 gunde yaptığı işi 1 dakika da başarıdığını görüyorsunuz.

Şu dakkadan sonra ne yapmak istersiniz? Komşularla olan ortaklığı bitirip artık onların size masraf olmamasını istersiniz. Tam olarak yapılan şeyinde bunla aynı olmasa bile benzer olduğu kanatindeyim.
Gizlenen 11 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
Lordum küçük bir açıklık oluşturayım; 100 kilometre civarındaki Karman hattı (tam bir yasal sınır değil ama pratik olarak kabul gören çizgi) uzayı, ülke hava sahasından ayırıyor. 1967 tarihli "Dış Uzay Antlaşması" (Outer Space Treaty) gereğince, uzay bütün insanlığa ait kabul ediliyor ve ülkeler başka bir ülkenin uydusunu canı istediği için bir şekilde düşüremez. Uzayda "özgür geçiş" ilkesi geçerli.

İncirlik üssünün kapatılması, NATO'yla yollarımızı ayırmamız yıllardır gönlümüzden geçen şeyler. Umarım Sam amcanın artık evine dönmesiyle bunları da göreceğiz.
Splenderanno tamam bende aynı şeyden bahsettim. Bir ülkenin hava sahasına uçak yada drone sokamazsın ama Stratosfer'ine dilediğin uyduyu koyabilirsin dedim.
Ben açıkcası Çin nasıl bir yol izliyecek onu daha çok merak ediyorum. Adamda büyük bir tekelleşme ve rekabet avantajı var çok güçlü ticari, askeri, teknolojik güce ve doğal kaynaklara sahip. Avrupa ve Amerika'da böyle bir ayrılığın olması Çin için oldukça iyi bir durum olduğunu düşünüyorum. Çin yakın gelecekte Dünya'nın başını çok ağrıtacak düşüncesindeyim.
Burda amerika tam mahalle abisi gelip korudu kolladi isini gördü simdi cekiliyor, olan nato ülkelerine oldu. Türkiyeyi yillar boyunca disladilar simdi yusuf yusuf. En büyük hasari avrupa aldi, zaten dogru dürüst para koyan 4-5 ülke var onlar düsünsün. Bu ülkeler kendi sonunu getirdi bile bile, almanya araba fabrikasi kapatir hale geldi gerisini siz düsünün.

Sacma sapan seyleri millete enjekte ettiler, devlet bile bile destekledi. sahsi fikrimdir bir ülke gelip bile bile evlenmemeyi, cocuk sahibi olmamayi destekleyemez. kafayi yediler bu LGBT + yüzünden, bir cok sirket sirf linclenmesin diye markalarini renkten renge soktu, ee mecbursun mülteci almaya. Sonra karbon emisyonu diye her türlü milleti s*kme derdinde oldular, nükleer santralleri konusmak bile istemiyorum. ya bu soktugumun kapaklarini getirdiler cola icerken agzina takiliyor kafayi yersin ahaha


Karsi tarafta adam tek oturusta 10 imza atip ülkenin gidisatini degistiriyor sen 600 millet vekilinle onu 2 senede anca tartisirsin, adami böyle s*kerler.

Helmut Schmidt, € denen seyi yaratti resmen ve savasti bunun icin avrupada, o bile vefat etmeden önce pisman oldugunu söyledi ve gidisatin avrupa icin daha dogrusu almanya icin iyi olmadigini dile getirdi.

Bu isin tek kaybedeni Avrupa sahsimca, tüm politikalari yanlisti son 10 senede, ne mülteci krizi ne corona ne ekonomi bir bok yapamadilar. Trump talibana bile seslenip silahlarini istemisse avrupanin böyle ucuza kacmasina izin vermez. ya parasini alir yada hesabi kitler.


Umarim erdogan güzel kullanir bu firsati ve türkiye icin en güzel adimi atar.
ziyazn hulka dönüşür gibi kahvehane dayısına dönüştün 2 dakikada helal olsun vallaha. Bunlar nece tespittir böyle
ben kendim petrol endüstrisinde bulunan biri olarak farklı bi bakış açısıyla yorum yapmak istiyorum, rusya-ukrayna savaşından beri avrupa ciddi bir doğal gaz ve yakıt kriziyle karşı karşıya kaldı. rusya doğalgazı kestikten sonra türkiyenin coğrafi konumu kritik bi enerji koridoru olarak öne çıktı, doğalgazın taşınmasında önemli bir merkez haline geldi.

2023-2024 yıllarında petrol bulunduuu gabar dağında bir sürü petrolümüz var petrol zenginiyiz artık diye türk medyasında reklamlar görmeye başlayınca aynen kanka kesin bulmuşsunuzdur diye çok ciddiye almamıştım ve seçim çalışması olarak görüyordum-2 gün öncesine kadar. linkedin de random günlük gezinirken takip ettiğim bir amerika petrol firmasının paylaşımını gördüm ( https://linkedin.com/posts/cont...91008-336z/ ) özetini geçeyim, diyarbakır ve trakya bölgesinde petrol ve gaz kaynaklarını geliştirmek için continental ve transatlatic ile ortak girişim anlaşması imzalıyor TPAO. yapılan araştırmalar sonucu 6 milyar varil petrol ve diyarbakırda 12-20 trilyon fit küp, trakya bölgesindeyse 20-45 trilcon fit küp doğalgaz rezervlerinin olabileceğini gösteriyor. (ultimate recoverable reserves - teknolojimizin yettiği kadarıyla yeryüzüne çıkarabildiğimiz miktar, önümüzdeki 20-30 sene içinde teknoloji geliştikçe artışta sağlayabilir bu miktarlar; en basit örnek yer altında 30 milyar varil varsa atıyorum bizim teknoloji 6 milyarını çıkarmaya yetiyor)

benim bi başka konudan alakasız ama bağlantısı olduğunu düşündüğüm şahsi fikrim; geçtiğimiz zamanlarda öcalan ve pkk'ya da bi anda yapıcı ilişki kurmaya çalışmaları da bundan kaynaklı muhtemelen, petrol yatırımcıları yatırım yapmadan önce ülkenin ve bölgenin stabilitesine bakar; şırnak bölgesinde de pkk halay çekiyorken yatırımcıların anlaşmayı kabul etmesine engel olmuştur diye yorumluyorum.

bence trump başa geldi, bi kanadaya sallıyor bi grönlanda sallıyor, bi anda ukraynadan tüm desteği çekiyor vs avrupa birliğinin götünü tutuşturdu, yarın bi gün bu bi anda bizden de desteği çekerse ne bok yicez diye düşünüldü. nato'nun dağılması durumunda türkiye'nin rusyayla ilişkileri kötü değil, coğrafi konumdan avantajıyla türkiye de dese hadi bakim ben de kesiyom gazı diye avrupayı bayağı zora sokacak bir durum.
natonun dağılması durumunda türkiye askeri gücünden daha çok coğrafi konumundan ve enerji sektöründeki öneminden dolayı ön plana çıkıyor daha çok.

he konuşuyorum nato dağılırsa falan diye ama nato'da öyle dağılmaz, amerika'nın da işine gelmez bu. öyle bi durumda avrupa farklı bi ekonomik ve diplomatik ilişki arayışına girerse, türkiyeyi değil çini seçer. çinin avrupada daha fazla güç kazanmasını amerika ister mi? istemez.

türkiyenin ab üyesi olması çok çok zor yakın bi süreç içinde, hadi ab ülkesi gibi demokratik olduk, insan haklarına önem verdik en büyük problem kktc var şuan. biz güneyi tanımıyoruz kuzeyi biliyoruz, dünyanın geri kalanı kuzeyi bilmez kıbrısı tek bi parça olarak kabul eder. bu konuda da çok inatçıyız, yarın bi gün avrupa birliği kuzey kıbrıs türk cumhuriyetini tanıyor artık şeklinde bi haber görmedikçe türkiyenin ab üyesi olması çok zor. ön planda çıktığımız noktalar coğrafi konum, enerji, ve askeri güç.
ziyazn ya kanka ahshshshshshsjs kaç tane içtin doğru söyle
Lonarad
Sanayi için enerji temel faktörlerden biriyken ,üstüne üstlük petrol doğalgaz vb kaynkalar belli coğrafyalardan taşınırken ,Almanya neden bütün nükleer reaktörlerin fişini olurda patlarsa ne yaparız gibi bir nedenle kapattı . Herhangi bir kaynak bulamadıklarında sanayiyi ne ile besleyecekler ben bunu merak ediyorum .
DR_zoon almanya yenilenebilir enerjiye yatırım yapıyor şuan (güneş, rüzgar, biyokütle vs). kapatılma sebepleri çevreci toplumun baskısı daha çok diye biliyorum ben ama santraller kapatıldığından beri kömür ve doğalgaz kullanımını arttırdı. yenilenebilinir enerji fikri hoş ama en basit örnek şöyle vereyim;

1 tane nükleer santral kurmak için 1-2 km2'lik bir alana ihtiyaç var ve ortalama olarak yılda 7-8 terawatt enerji üretimi yapar.
aynı enerjiyi güneş panellerinden almamız için ortalama 10 milyon güneş paneli kurmamız gerekiyor, ve yaklaşık 20-30 km2'lik bir araziye ihtiyaç duyulur.
aynı şekilde rüzgar türbinleri için, 1 nükleer santralin enerjisini elde etmek için 200-250 km2'lik bir araziye ihtiyaç var.

yani uzun lafın kısası benim şahsi fikrim günümüz teknolojisinde enerji ihtiyacımızı gidermemiz için nükleer santrallere ihtiyacımız var, almanyanın enerji güvenliği açısından hata yaptığını düşünüyorum
Lonarad Ben de tamamen aynı şekilde düşünüyorum . Hatta 9 tane nükleer reaktörün aşamalı bir şekilde sırf çevreciler isyan ediyor diye Almanya gibi bir sanayi ülkesinde aşamalı olarak kapatılmasını garip ve tutarsız bulmuştum açıkçası.
Abi söylediğin bi nebze doğru, bizim ülkede incirlik üssünü izin almadan direkt oldu bittiye getirip kullandığını söyleyenler var, tabi bir de burda istihbarat, lojistik destek ve gerektiğinde de burdan uçak kaldırıp hedeflerine saldırabiliyordu. 1 askerlerinin maliyetiyle Türkiye de 10 askerin maaliyetinin karşılandığı söylenirdi. Şimdi bunlara gerek olmayışının sebebi uydusal yapıları bir tarafa uydu ülkelerin artması sebebiyle(afganistan, filistin, ırak ve Suriye gibi) istihbarat ve yönetilebilirliği kolaylaştı. Hem de değerli kaynakları buralardan daha uygun maliyetli elde edebildiği için, ve burdaki bir takım terör yapılarıyla kontrol edebildiği için nato diye birşeye ihtiyaç kalmadığını düşünüyor olabilirler.
Amerika Orta doğuda alacağını aldı. Irak'ı böldü petrollerini ele geçirdi. Keza aynı şekilde Suriye'de aynı şekilde. Arap'larıda dolaylı olarak sen bana parayı ver petrolü sat ben sana silah satayım hem ben kazanayım hem sen kazan kafasında işi bitirmiş. Amerika orta doğuyu İsrail'e bırakmak istiyor zaten işini bitirmiş. Yeni hedefi artık Asya o yüzden elini hem orta doğudan hem Avrupa'dan çekip Çin'in daha fazla güçlenmesini engellemek istiyor. O yüzden Rusya gibi askeri anlamda güçlü bir devleti Avrupa ile sınadı ve zayıflattı ki önünde engel olmasını istemedi ha bir engel daha var o da İran son olarak İran'ıda aynı şekilde sınayıp tamamen Çin'e yöneleceğini düşünüyorum. Yani herifler zaten işi bitirmiş Çin'in süpergüç olup Dünya'yı yönetmesini istemiyor o yüzden tüm bu kargaşa ayrıca Starlink uydularına gelecek olursak Starlink uydularını vurabilecek teknolojiye sahip ülkeler mevcut; Rusya, Çin ve Hindistan hatta Rusya 2 3 yıl önce kendi uydusunu füze ile düşürdüğünü duyurmuştu.

++ Çin durdurulamaz ise Amerika pahalı ürün satamaz silah satamaz tamamen çökme noktasına gelir tüm bu kargaşa Çin'in Amerika'yı korkutması. Avrupa'dan çekilmek istemesinin sebebi de Rusya'nın yeterince zayıflaması artık bundan sonra benim silahımla bombamla zayıflattınız artık gerisi sizde ben daha fazla yardım yapamam. Odak noktam Çin demek istiyor. Her türlü Çin faktörü var işin içinde
Uydu ile görüntü, ses ve data iletişimiyle istihbaratını yıllardan beri yapıyor ve starlinkede ihtiyacı yoktu bu zamana kadar. Daha fazla ne elde edilebilir ki. Bu konuda HUMINT konusunu yok sayıyorsunuz. Natodan çıkma sebebinin bu (en azından sadece bu) olduğunu zannetmiyorum. İncirlik olmasaydı şuan Saddam düşmemiş olurdu. İşin teknoloji kısmını geçtim. Yapılan personel ve teçhizat ikmalleri incirlik üzerinden yapıldı.
Officer_K Jedi Warrior » Sosyal » Genel
İyi geceler herkese, genel olarak insanların eğlence anlayışları, popüler olan müzikler, filmler, insanların biribirileri ile iletişimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye için sordum. Eskiden şu vardı şimdi yok dediğiniz veya eskiden yoktu şimdi var dediğiniz sizi şaşırtan, üzen veya sevindiren şeyler nelerdir?
Gizlenen 1 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
bro ben pandemiden sonra neyle mutlu olduğumu unuttum, aşı olmadım bu arada ama :D
İnsanların büyük bir çoğunluğunun eğlence anlayışının hâlâ eskisi gibi olduğunu düşünüyorum; TV izlemek, sosyalleşmek gibi. Çoğu insan sadece vakit geçirmek için internette geziniyor ve neyden keyif aldığını bilmiyor, eğlence arıyor. Bu yorumu, çevremdeki farklı arka plandan gelmiş, farklı hayatlar yaşayan insanları gözlemleyerek yapıyorum.

Modern zamanların getirdiği "kim daha çok popüler kültür sahibi" yarışına aslında o kadar fazla insan dahil olmuyor ama sosyal medyanın içindeyken herkes aktif olarak popüler kültürü takip ediyormuş gibi algılıyoruz.
Mesela, yeni çıkan bir müziğin veya filmin ortamda konuşulması aslında cidden nadir ve belirli bir yüzdelik kesimin konuştuğu şeyler.
Zaten genel olarak hayatın koşuşturmasından böyle şeylere vakit kalmıyor olması gerek, çünkü toplumun büyük bir kesimi işçi ve mavi yakadan oluşuyor. Hatta beyaz yaka ve kendi işinin sahibi olanların çoğu da yeni çıkan müziği tartışmaya fırsat bulamayacak veya önem veremeyecek yoğunlukta hayatlar yaşıyor diye düşünüyorum.

Çevrenizde her kesimden insan var mı bilmiyorum. Mesela benim; çiftçi, tesisatçı, fabrikada çalışan, kasiyer, teknisyen, öğretmen, mühendis, akademisyen, yüksek memur ve yapay zeka alanında çalışan arkadaşlarım var. Konuştukları konuların statüleriyle doğru orantılı olarak arttığını düşünmüyorum. Hatta direkt olarak geldikleri arka planda ne konuşuluyorsa ona devam ediyorlar diyebilirim.
"Ne konuşuluyor?" derseniz; genelde futbol ve araba piyasası, ardından yemek yenilecek mekânlar, sosyal medyadaki absürt olaylar, siyaset ve güncel haberler üzerine yorumlar, ilişkiler ve genel hayattaki planlar. Çok nadiren entelektüel sohbetler oluyor, yani en azından ortam kalabalıksa nadir oluyor (sürekli kalabalık gruplarla buluşan biriyim). Birebir buluştuğum arkadaşlarımla hâlâ entelektüel sohbetler yapıyorum ve bazen gruplarda felsefe olmasa da din, politika ve ekonomi üzerine derin sohbetler oluyor.

İnsanların iletişiminin değiştiğini çok düşünmüyorum. En azından samimiyetim olan kişiler hâlâ sosyal medyanın getirdiği sabırsızlık ve sinir gibi belirtileri göstermiyorlar. Yolda karşılaştığım insanlar da hâlâ 10 sene öncesindeki gibi tepkiler veriyorlar. Ama artı olarak gençler çok kibar ve çekingen cevaplar veriyor, yardımcı olmaya çalışıyorlar. Ben de genç olduğum için olabilir, ama gerçi diğer insanları izliyorum; onlara karşı da kibarlar.
Eskiden olan vahşi kesimi pek dışarıda görmüyorum, sanırım çalışmakla meşguller. Sokak aralarındaki çocuklar azalmış durumda. Gece dışarı çıktığımda, en azından Eskişehir’de, pek tehlike yok ama eskiden "kekolar" vardı. Şimdi tehlike olunca direkt "keş" oluyor, direkt son level tehlike.

Eskiden bu kadar sokak köpeği yoktu bence. Sokaklardaki çöp de daha azdı sanki. Şehirleşmenin artmasıyla çevre kirliliği de artmış gibi.


Türkiye için üzüldüğüm noktalar:

Gençlerin umutsuz ve amaçsız olması,
Ülkeye olan inancımızı kaybetmeye başlamamız,
Adalet, siyaset, ekonomi ve yozlaşma kavramlarının genç nüfus özelinde düşündüğümüzde tamamen olumsuz olması,
Uyuşturucunun ve kötü alışkanlıkların yaygınlaşması,
Bilinçli olacağız diye yanlış bir özgürlüğün peşinde koşan gençlerin aptallaşması,
Kumarın acayip şekilde yaygınlaşması,
Sosyal hareketlerin ironik şekilde bilincin "b"sine sahip olmaması; önlerine ezber yapmış bir lokomotifi alıp sosyal medyada ezberle devam edip neyin neden yapıldığını sorgulamadan her şeye yargı dağıtmaları, amaçlarının bile ne olduğunu bilmeyen gereksiz sosyal hareketlerin bizde de yaygınlaşmaya başlaması.
Ülkenin kötüye giden 999 tane şeyi olsa da ben geleceğe odaklanıp optimist bakmaktan başka çare görmüyorum. Yaşamak zorundayız, bir defa geldiğim hayatı kendime zindan edemem. Suriyeli değilim, hâlime şükrediyorum. Memur seviyesinde yaşayıp gitmeyi hedefliyorum, yaşlanınca da köye yerleşeceğim. Dünya birbirini yiyebilir, uzaya çıkmayı da hedeflemiyorum, üzgünüm. Coğrafya kaderdir.


Sevindiğim noktalar:

Ülkenin zor şartlarından dolayı kendini geliştirmeye çalışan bilinçli gençlerin mecburen de olsa güzel şeyler yapmaya başlaması,
Yine zor şartların getirdiği bilinç ile millî duyguların ön plana çıkması,
"Zor zamanlar güçlü insanlar yaratır." cümlesinin şu an bizde gerçekleşiyor olması,
İnsanımızın Türk davranışları sergilemekten asla vazgeçmemesi ve Türklüğümüzü her yerde belli etmemize bayılıyorum. XD
Modernleşmenin aksine geleneksel bir ülke olmamızı da seviyorum. Pek mantıklı değil ama çalışıyor. İnsanın değerleri olması lazım ve bizde çok fazla değer var. Mantıksız şeyler de var, orası ayrı, ama çalışıyor aga.
Amerika’da görüyoruz; hayatta bir değere sahip olmayan insanlar, saçma sapan değerleri benimsemeye başlıyor. Sağduyu desen yok, empati desen yok vs.
Ekonomik zorluklardan dolayı sosyal ilişkilerimize daha çok kıymet vermeye başladık sanki. İnsana verdiğimiz kıymet artmış olabilir.
Eski mesleklere dönüşün arttığı ile alakalı bir istatistik görmüştüm ve sanki çevremden de gözlemliyor gibiyim. Bu iyi haber mi bilmiyorum ama nedense seviniyorum, çünkü strateji oyunlarında işçiler önemlidir.
Son olarak da ülkeyi bu hâle getiren neslin yaşlanıyor olmasına çok seviniyorum. Anam, babam kusura bakmasın, seviyorum onları.
Eskiye dair özlediğim şey aktivitelerin fazla olmasıydı mesela sinemaya her haftasonu gitmesek de mutlaka bir sinema aktivitemiz olurdu ve izlediğimiz filmden yaşadığımız serüvenden haz duyardık. Şimdi çoğu sinema salonlarının perdeleri ne yazık ki kaliteli değil, filmi resmen simsiyah bir çerçeve üzerine yansıtıyorlar hele 3D film izlemek gözler için tam bir işkence. Fiyat arttı ama kalitede artış yerine tamamen düşüş oldu. Sonrasında eskiden lunaparkların falan da fazla olduğunu hatırlıyorum, şimdi tema park adı altında çok spesifik örnek veremeyeceğim kadar az lunapark var çoğu avmnin bir katında eğlence merkezine sıkışmış durumda. Komşuculuk çok yaygındı ama mahallenden taşınmayı gör anında kendini gurbette gibi hissediyorsun. Ne yazık ki birbirimizle olan tüm bağlarımız, aldığımız hazlar, birlik olduğumuz anlar çok azaldı. Eskiyi özlüyorum ama bunu onarmak, aksiyon almak zor geliyor. Gelişen teknoloji ile birlikte dopamin ve odak seviyemizin hemen hemen yitirdiğimizi de hesaba katarsak bazı şeylerin ulaşılabilir fakat erişmek için kimsenin çaba sarf etmeyeceğini düşünüyorum. Gelen sene geçen seneyi aratır diyordu anneannem, her yıl bunu yaşıyorum.
Bence insanlar birbirine olan saygısını yitiriyor,eskiye göre saygı yok
ÇöldekiKutupAyısı Sith Juggernaut » Sosyal » Genel
Kilo vermek istiyorsunuz ancak akşam ağzınız boş durmuyor mu? Canınız sürekli atıştırmak mı istiyor?

Çözümü basit

Migrosa gidip bundan alıyorsunuz ve akşam canınız atıştırmak istediğinde bundan yiyorsunuz. Tadı çok kötü ve ağzınızı mahvediyor bu sayede tüm iştahınızı kaçırıyor
Yukarı