Registrieren
Anmelden

Kakou

Kaan Çelik
Sith Juggernaut
Rize
Ağustos 2018
sadness
Takip ettikleri tümü
Takipçileri tümü
Bağlantıları
Cevapladığı yorumlar
Paradox Sith Saber » Sosyal » Genel
Gittik paramızla güzel bi model alalım firmanın verdiği dandik modeme kalmayalım dedik. 2 saattir bağlantı yok, müşteri hizmetleriyle konuşmalar, saatlerce savaş. Sonuç; teknik ekiplerin ilettiği bilgiye göre sadece onların verdiği modemden hizmet alınabilirmiş, haricen alınan modemlerde bağlantı iletimi sağlanamazmış.

Ya siz hizmet veren, modem de sağlayan değil mi böyle saçmalık mı olur, her firmadan hizmet aldım Türknet beni sinir etti akşam akşam.

Gizlenen 7 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
Bi modemi nasıl kuramadım ya :)
Bize kendi modeminizi alıp kullanabilirsiniz demişlerdi
router yap evin 4 köşe internet olsun
@ttnet (senin için farklı olabilir türknet nasıl bilmiyorum) gibi bir kullanıcı adı ve şifre vermeleri gerekiyor diye biliyorum onu modem arayüzüne girdin mi çalışıyor olması lazım.
atcna bazen verdikleri modemler bok gibi olduğu için kurtarmıyor, direkt modem çalışmıyor tek wifiyle alakalı değil maalesef
Kral yanlışın var benim Türkiye'deki hattım Turknet ve zamanında turk telekomdan aldığım modemi kullanıyorum
anytime kurulumda sıkıntı yok, diyor ki bizim verdiğimiz modeme teknik bilgiler yerleştirilmiş, harici modem kullanamazsınız.
elder aynen ama ilk defa karşılaştım böyle bir durumla.
atcna Bağlantım yok aldığım modeme gelen. Sen eski modemden interneri al, yeni modemini router olarak mı kullan demek istedin?
Kakou aynen, sorun da orada, kullanıcı adı şifre veriyor pppoe kısmına giriyorum, kabul etmiyor. Daha doğrusu ediyor ama ip alamıyorum. Teknik kısım buna cevaben sadece bu kullanıcı adı şifre bizim verdiğimiz modemde geçerli olur dedi. Dedim ne alaka? İşin içinden çıkamadık. Tekrar eski modeme döndüm, diğer modem elimde kaldı.
gvnysf Zaten bende de öyle. Ben gittim Zyxel’den kendim modem aldım onu çalıştıramıyorum.

Not: şunu da belirteyim önceki evimde fiber altyapı yoktu, bağlantı bakır bağlantı dediği yöntemle yapılıyordu, bu modemi orada kullanabildim. Şu anda bulunduğum yerde fiber altyapı var. Böyle olunca kullanamıyormuşum. Sadece bakır bağlantı hatlarında işe yarıyormuş 🤡
Hurafeleri bırakıp loglara bakarak ip'i neden almadığını nokta atışı söylersen çözüm üretilir. Ama sen bunun yerine öyle mi olmuş böyle mi olmuş yapiyorsun.

Log tutuyor modemlerin hepsi. event.log git oraya bak.
Paradox bu zamana kadar hiç böyle birşey yaşamadım. Hatta Türknet'in verdiği modemi de başka iss de kullandım bana mısın demedim. Ayaküstü seni düdüklüyorar gibime geliyor.
Edit: turknet aradı tekrardan şu vlan yazan yer pasifmiş default olarak, onu 0 alta da 35 yazınca düzeldi, sorun buymuş arkadaşlar yanlış bilgi iletmiş size istediğiniz modemi kullanabilirsiniz dedi
Iuuksz Sith Warrior » Sosyal » Genel
İlkeri hapise atmışlar demek ki her söylemi doğru. helal olsun babam vallahi
Gizlenen 35 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
Wtf sebebi ne diye görülüyor?
içim daraldı be...
en yakın zamanda bitsin şu ızdırap
anytime "suç işlemeye alenen tahrik" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik"

Dün gözaltına alındı bugün hapse atıldı.
şaka gibi cidden. Troller ve bakanlar bu adamın dediklerinin 10 katını her gün söylüyor.
geç bile kalmışlardı
Swollk ooo reis geldin mi geçen daha afrikayı geçmedik falan gibi birşeyler diyordun. Yine muhteşem hukuk yorumlarını merak ediyoruz. Biraz övsene ülkedeki hukuku, özgürlüğün en zirvesine falan gittiğimizden bahset. Mest olmuş gözlerle okuyalım, akp savun biraz bize.

Engin avukatlık bilginle yatarı bile olmayan suçlar için hapse atılan kişiler adına "geç bile kaldılar" yaz. Avukatdın değil mi sen? 19 Mayıs Uni ziraat fakültesinden mezundun galiba? Dalga geçmiyor yada ironi de yapmıyorum ha çünkü 19 mayıs ziraatden mezun olan adam da eline bir hukuk kitabı almamıştır. Bu yorumlarına göre sen de almamış gibi duruyorsun o yüzden hani....
Günün sevindirici haberi. İlker beye başarılar dileriz.

Düzenleme: dün almışlar, ben bugün gördüm.
Üst mesajdaki troll falan galiba geçende ekonun diplomaya reröre falan diyordu. Hehe. İlk defa aktroll görüyorum bu sitede. Ne güzel ya. Çok heyecanlandım, fındık fıstık atabiliyor muyuz? Isırmıyor değil mi bu versiyonlar?
Illidan üstteki mesajda ben olduğum için üstüme alındım. Sanırım sizin muhakeme yeteneğinizin bu kadar olduğunu düşünüyorum. Şey mi demeliydim? MAX CHP'li. İnan hangi partiye oy verdiğin umrumda değil. Yaptığınız çok yanlış. Kendinizden olmayana AKP'li diyin geçin. Üzülüyordum sizin adınıza taaa ki ekrem paket olana kadar. 2 kere ekreme oy verdim (birinde tatilden döndüm), bir seçmen olarak hiçbir söylemi hiçbir işi beni memnun etmedi.

Neden AKP'li oldum? Varsa bi cevabın beklerim. Yoksa lütfen çocuk seviyesindeki siyasi düşüncelerine beni karıştırma. Saygılar.
Adam tamamen hakli. Dediklerini de destekliyorum. Yok edilmeli unsurlar gercekten. Butun dunyadan silinse de rahat bi' nefes alsak. Butun bunlar yasanirken hala bu unsunlari destekleyen insanlarin saglikli dusunebildigini zannetmiyorum. Herkes catir catir tutuklanirken siyasal islame karsi boyle bir yorum yapan Ilker'in tutuklanmasi gayet kendi zihniyetlerini acikliyor. Umarim en kisa zamanda ozgurlugune kavusur.
talhayesilaltun ya ben senin kullanıcı adına etiket dahi koymadım, bildirim gitmesin istedim. Sebebi ise kendince, kendi oluşturduğun dar ve hacimce küçük zeka alanında ürettiğin algoritma ile bu şekilde sanki haklıymış gibi bir şeyler yazacak ve aynı dar bakış açısıyla da bir şeyler geveleyeceğini düşündüğüm için istemedim.

Fakat aldığım önlem pek bir işe yaramadı. Hocam kısaca bir takım doğrular vardır. Görüyorum bunları idrak edemiyorsun. Bu doğrular şunlardır.

Bu dünya üzerinde bulunduğun ülke koşullarında yapacağın hataların bir takım karşılıkları vardır. Ve bu karşılıklar yaşadığın ülke kurulurken adaleti sağlamak adına oluşturdukları bir kitapçıkta toplanmıştır.

Bu kitapçığa göre ister hoşlan ister nefret et bir kişiye hakaret edersen ve yargılanırsan alacağın maksimum ceza para cezasıdır. Bu kitapçıkta yazan her şey, o kitapçılığın yazıldığı ülkedeki yaşayan insanların haklarını savunmak için düzenlenmiş ve her bir suç için ayrı ayrı madde girilmiştir.

Her vatandaşın görevi, o kitapta yazanlara bağlı kalmak, bağlı kalmayanları da ifşa ederek adaletin devamlılığını sağlamaktır.

Sen daha vatandaş olmayı öğrenememişsin. Burada a kişisini b kişisini savunmuyorum. İlker denen şahıs suçlu mudur kitaba baktığımızda evet suçludur.

Peki kitaba göre ilker denen şahsın cezası nedir? Mahkemede suçlu bulunduğunda maksimum alacağı ceza para cezasıdır. O zaman kitaba göre , tüm halkın hakkını koruyan anayasaya göre ilker adlı şahıs mahkeme suresi boyunca hiç bir şekilde tutuklanamaz çünkü mahkeme sonucunda hiç bir şekilde tutuklanamayacağı bir suçlamayla karşı karşıyadır.

Bu sebepten ilker denen şahsı tutuklamak, halkı savunması için yapılan ve herşeyden üstün tutulan anayasaya göre suçtur. aynı zamanda bir insanı özgürlüğünden hukuksuzca alı koymaktır.

Böyle bir şeyi ancak vatandaş olmayı öğrenememiş, kendini koruyacak yasalardan uzak, gelişmemiş, dar ve eğitimsiz bir zeka alanı içerisinde hapsolmuş kişiler savunabilir.

Yaptığın şey tam olarak bu işte. Düşünki etiketlemeye bile layık görmemişim. Uzatma bence. Selametle...
talhayesilaltun bu nasıl bir trolleme, hem ekrem paketlenmiş diyo hemde kendinizden olmayanı akp li ilan ediyorsunuz diyor… bu üslupla akp lik bile fazla sana
kafayı yemek üzereyim yeter amk yeter valla yeter ne istiyorsunuz yaa ? ne istiyorsunuz ? (tepkimin hedefi belli ama götüm yemiyor onlara yazmaya çok özgür bi ülke olduğumuzdan dolayı onların beni içeri atma özgürlüğünü kullanmalarını istemiyorum).
talhayesilaltun yazdığın yorumları yazacak iki kişi var;
1 aktroller
2 afrikada hukuk ne desen anlamayacak orangutanla aynı zekaya sahip insanlar.
İki üniversite okudum dediğine göre aptal değilsin.
Bu da elde sadece aktrollüğü bırakıyor.
Ya akplisin ya da akpli bir ailede büyüdün bilinçaltında o fikir var.
Ha hala akpli değilim diyip böyle düşünüyorsan daha büyük sıkıntı var.
Elessar2147 herhangi kimseyi itham etmek istemiyorum bremin tartışmalarda da hiç yokumdur fakat,üniversite konusunda sayının pek bir önemi yok 😀😀
Illidan Etiketlemediğin için müteşekkir değilim, zira argümanların dayanıksızlığı ortada. Anayasa dersi vermeye kalkışman ise trajikomik. "Doğruları idrak edemediğimi" iddia ederken, hukukun temel prensiplerini çarpıtman, cehaletinin ve çarpık bakış açının kanıtı.

Evet, hakaretin karşılığı genellikle para cezasıdır. Ancak bu, yargılama sürecinde tutuklama tedbirinin hiçbir koşulda uygulanamayacağı anlamına gelmez. Tutuklama, kaçma şüphesi, delilleri karartma gibi durumlarda başvurulabilen bir önlemdir ve anayasa, yargılama sürecinin selameti için bu tür tedbirlere izin verir. Anayasa, suç isnadı altındaki birini yargılamadan mahkum etmeyi yasaklar, ancak yargılamayı engellemeyi değil.

"Vatandaş olmayı öğrenememiş" olmakla suçlarken, hukuku kendi ideolojik süzgecinden geçirerek yorumluyorsun. İlker'in tutuklanmasının hukuka uygun olup olmadığı ayrı bir tartışma. Ancak senin, hukuku basitleştirerek ve bağlamından kopararak sunduğun bu "dar ve hacimce küçük zeka alanı" ürünü argümanlar, sadece cehaletini sergiliyor.

Kısacası, anayasa nutukları atmak yerine, hukukun karmaşık yapısını anlamaya çalış. Belki o zaman, "her şeyi biz doğru biliyoruz" kafasından kurtulup, daha tutarlı ve mantıklı argümanlar üretebilirsin. Şimdi sus, ve biraz oku.


mustafa491491 Trolleme değil, senin balonunu patlatıyorum. Ekrem paketlendi demem zoruna mı gitti? Belki de bu kadar hassas olmanın sebebi, Ekrem'in kirli çamaşırlarının ortaya dökülmesinden korkmandır. Diplomayı usulsüz aldığı, yolsuzluk yaptığı iddiaları bir yana, bir de ses kaydı var ortada: kişisel verilerimle ilgili. Elimde kendime göre kanıt varken susmamı mı bekliyorsun? Oy verdim bu adama ben.

Muğlak mı geldi sana? Gözünü aç ve olan biteni gör artık. AKP'li damgası yapıştırmadan önce, biraz araştırıp soruştur. Üslubum mu dokundu? Kusura bakma. Ekrem paketlendi ama.
w0Lfg4ng önemi yok ama okuma yazma yetisi olduğunu ve en azından hukuksal açıdan azıcık yorum yapma becerisi olduğunu kanıtlsr bence. talhayesilaltun balonu patlatıyormuşmuş?
Bak sen hele?
Hala diplomayı usulsüz aldı diyor.
Ne kanıtı varmış fetö taktiği gizli tanık dışında?
He gizli tanığı kanıt sanıyorsan ismine dava açayım gizli tanık tutayım ne güzel dünya he?
Baya baya da akplisin işte değilsen de tekrar söylüyorum büyük sıkıntı var.
Paketlendi diyorsun, demokratik hakkını kullanan çocukların tutuklanmasına da paketlendi mi diyeceksin?
Bi de kalkmış millete sus oku diyor.
Kendime göre kanıt var diyor bana göde de senin troll olduğuna dair kanıt var elimde ee?
Paketlendi ama diyorsun da yarın sen de "paketlenince" ağlama bize.
Nefes tüketmeye değmezsin troll.
talhayesilaltun Ses kaydını dinledin mi? Ses kaydında İngilizce "Cookie" denen ve Türkçesi "çerezler" olan bir şeyden bahsediyor. Hani sen bir siteye girdiğinde kocaman "çerezlere izin ver" yazısı çıkıyor ya? O kişisel veri dediğin bu oluyor. Ses kaydının 2 saniyede bir kesilmiş bir kesit olması konusu da var. Kaydı dinlerken sürekli yarıda kesilen nefes alışverişlerden belli oluyor, yani kaydın kesildiği gizlenmemiş bile. Ve o kurabiye denen şeyler zaten internetin her yerinde var yani gizli bir şeyi yok. Facebook'ta reklam verirken hangi kategorilere reklam verilebildiğine bakarsan ne denli verilerimizin alındığını fark edince şaşırabilirsin. Yolsuzluk ve diploma sorusuna cevap verilmiş zaten.
M4CUR Bence sen o ses kaydını tam dinlememişsin, ya da işine gelmiyor dinlemek. Orada anlatılan "cookie" hikayesi bildiğin basit internet çerezlerinden çok daha derin bir mevzu. Bu, bildiğin DMP (Data Management Platform) ve Cambridge Analytica tabanlı bir veri manipülasyonu. Evet, o küçücük çerez izni kutucuğunu işaretliyoruz ama bu, her tıklamamızın, her aramamızın İBB ve iştiraklerinde bulunan şirketlere satılmasına, siyasi manipülasyon için kullanılmasına göz yumduğumuz anlamına gelmiyor. Facebook'taki reklam hedefleme seçenekleri dediğin de buzdağının sadece görünen kısmı, gerçeği görmek için okyanusun derinliklerine inmen gerekirdi, ama sen yüzeyde kalmayı tercih ediyorsun. Yolsuzluk iddiaları bir yana, Ekrem İmamoğlu'nun yatay geçişi de ayrı bir skandal. Diplomadaki usulsüzlükler, üniversitenin denkliğinin olmaması... Tüm bunlar ortadayken, hala neyi savunuyorsun?

Gözünü kapatıp, kulaklarını tıkayıp gerçekleri görmezden gelmeye devam et. Ama ben Ekrem'e oy vermiş biri olarak bu işin peşini bırakmayacağım. Gerçekler ortaya çıkana kadar susmayacağım.
talhayesilaltun niye işime gelmesin herkesi bazıları gibi taraflı mı sanıyorsun? Saçma sapan ithamlar, araya da iki üç terim salla haklı görün yiyene afiyet olsun.

Gözümü kapatıp kulağımı tıkadığım yok, yanlış bir iddiada bulunmuşsun sadece ona cevap verdim ama konuyu alakasız yerlere çekmişsin buzdağı okyanus falan. Sen ekreme oy vermiş biri olarak her iddiaya inanıyorken ben ekreme oy vermemiş ve onu sevmeyen biri olarak işin aslı nedir diye bekleyip her iddiaya sarılmıyorum, bu ne acele?

Konu susmayıp konuşmaya geldiyse ve troll yaftası yemek istemiyorsak, trollükleri için para alan satılmış kalemlerin(bazı kişiler) iddialarına atlayıp onlar gibi tek tarafa bağırmayıp sesimizi tam(iki tarafa) kullanalım. Mesela saraçhaneden ortaya çıkan ve emir kulluğuyla açıklanamayacak müdahale videoları, yapılan yalan haberler, ağrıdaki kutlama görüntüleri, diğer partilerin yolsuzlukları, bu sitede bile yazı yazarken insanların korkması(biraz yukarıdaki yoruma istinaden) ve dahası.

Son olarak bu ülkedeki herkes yolsuzluk yapmış olabilir yani ekremin yolsuzluk yaptığı kanıtlanırsa şaşırmam ama konu temelden çürük. Yani sen insanların "Ekremi neden yargılıyorlar" dediğini düşünürsün ama bazıları "İBB başkanı neden sabah saatlerinde bu kadar kişiyle gözaltına alınıyor?" Veya "Terör ve yolsuzluk suçlamalarıyla gözaltına alındı ama gizli tanıklarla(?) yolsuzluktan tutuklandı" gibi sorular soruyordur.

Lütfen daha bana yanıt vermeyin çünkü bakıyorum insan gibi bir konuşma ortamı yok, konu şahsîye çekilmeye çalışılıyor. Yok bilmem ne yok "siz" şöylesiniz yok sen gözlerini kapat falan, kaç gemi var da siz biz diye konuşuyoruz?.
M4CUR İddiaların var, anlıyorum. Sadece şunu hatırlatmak isterim: Soruşturma sürecinde sadece gizli tanıklar değil, başka deliller ve açık tanık ifadeleri de mevcut. Farklı görüşlere sahip olabiliriz, ancak söylediğin üzre bir tartışma ortamı olmadığı için konuyu burada kapatalım. saygılar.
Ne söylediğin değil nasıl ve nerede söylediğin çok önemli. Bir örneğini daha görmüş olduk. Çok üzülüyorum.
talhayesilaltun dalga geçelim diye bilerek yapıyorsun :)
M4CUR yahu adam ciddi troll bu arada. Universite bitirmiş birisi sence şunu düşünmez mi? Bu adam bu sene belediye başkanı seçilmedi. Adamın hiç bir projesine onay dahi vermeyen hükümet. Sırf birşey yapamazsa oy kaybeder diyen hükümet, senelerdir bu adamı didik didik teftiş etmiyor mu?

Ediyor. 2019 dan bu yana hiç birşey bulamayan hükümet ne hikmetse cumhurbaşkanı adaylığında mı buluyor? Gerçi bulamıyor onuda iddianamede gördük.

Ve hala adam tutmuş "MEWZU DERİN YİĞENİM" diyor. Apaçık troll adam lol. Yemlemeyin abi. Trolleri feedlemeyin.
Şimdi adam niye troll onuda söyleyim. Geçen ekrem konusunda diplomasına bık bık yapan Talha arkadaşımız istanbul universitesinden mezun olduğunu söylemişti değil mi? Hatta işletme demişti. Bkz Resim 1

Ama talhayı google da aradığımızda kapatmış olduğu linkedin hesabının google da indexinin henüz kaybolmadığını görüyoruz. Peki orada talha arkadaşımız ne iddia etmiş? Beykent universitesinden mezunum demiş. Bkz Resim 2 (Ben şahsen bir uniden mezun olduğunu dahi düşünmüyorum)

Acaba isim benzerliğimi şeklinde düşünüp biraz daha araştırma yapınca "bir kaç alttaki linke tıklayınca" o linkedininde ona ait olduğunu görüyoruz. Firma isminden anlıyoruz bunu. Bkz resim 3

Bu arada çalıştığı firmaya baktığımızda instagram hesabına falan baya thy ye reklam calışması yaptığını görüyoruz. THY bilindiği üzere hükümetin bir alt firması gibi. Ve hükümete bağlı bir firma olmadan thy ile calışamazsın. Ve genelde hepsi İstanbul / Fatih bölgesinden cıkan insanlar.

Ekrem İmamoğluna oy verdim diyor. Tamamen yalan lol.

Yani.. Ne yapıyorduk?

Dont feed the trolls.
talhayesilaltun olm sana diyorum ki bak söylediklerinle adını google a yazınca çıkan şeyler uyuşmuyor. Sen diyorsun ki ben 960 dolar kira veriyorum.

Doğruları söylediğim için şimdi "böyle yöneticilerden adalet aramak saçmalık oldu" gibi laf çakmışsın. Ama yukarıda resimdeki paylaşımı da sen yapmışsın.

Yani işin özü yine dediğime geliyoruz. Dediklerin ile gözükenler uyuşmuyor. Ayrıca bize ne olm 960$ kira ne lan. Başka bir yerde yapma bunu bak biz senelerdir sana gözümüz alışık diye çok üstüne gitmiyoruz.

Başka bir yerde yerin dibine sokarlar böyle yaparsan. Yapma biz yine seni seviyoruz ne kadar trollükte yapsan, bulunduğun ortam yuzumden yanlış şeyleri doğru sanarak büyüdüğünü düşünüyorum.

Buraya geldiğinde fındık kadardın. Bizim olayımız burada dürüst bir insan olmayı aşılamak gittiğin yol dürüstlük içermiyor. İster kız istersen bana faşist de bir ton şey söyle. Benim için değişmeyeceksin hala fındık kadarki halindesin. Kötü birşey de demeyeceğim sana :) Gönlüm elvermez çünkü.
Vader Siteyi sevmediğimi kimse söyleyemez, ilk yorumumu da birisi Türkiye için BOKİSTAN benzetmesi yaptığı için yorum yaptım. Siz ise konuyu kişiselleştirdiniz.
Bokistan diyen eleman hala buralarda geziyor. Hatta yorumlaşıp konuşabiliyorsunuz.



Ben Türkiye için kimse hiçbir fert BOKİSTAN benzetmesi yapamaz diyorum. Siz ekrem imamoğlu diyorsunuz. Sonra konu buralara kadar geliyor.

Her yerde bunu yapıyorum kimsede üstüme gelemiyor merak etmeyin. Çünkü ben sizler gibi sosyal medyada yaşamıyorum. Türkiye için BOKİSTAN benzetmesini yapan veletleri görünce müdahele etmek istedim size bildirdim. Siz ne yaptınız sayın Vader?

Bu sitede ülkemize BOKİSTAN demek serbest midir?

Ayrıntı vermemin sebebi hakkımda araştırma yapmaktan keyif almanızdı. Dont feed trolls felan. Troll müsünüz yoksa sayın Vader?

Google gerçek bilgi veriyorsa ben google'da neler neler okuyorum bir bilseniz. Yok trollmüşüz oymuşuz buymuşuzya. Rakamlarla konuşayım dedim. Daha fazla ayrıntı istersen onlarıda veririm. Google'a yazmana gerek yok :).
talhayesilaltun ben sana ogünde dedim. Burada kızacağın kişi "Bokistan" diyen değil dedim. Ya okumadın ya anlamadın. Eğer ülkene "Bokistan" denmesini istemiyorsan ülkeyi "bok" edenlerin eline vermemen gerekiyordu. Bu ülkeye bokistan dendiyse bu her oy kullanan vatandaşın suçudur.

Ülkeyi göre göre bok edenlerin eline veren biziz. Ülkeyi boka çevirdiklerinde bok dediler diye şimdi başkasına kızmaya mı calışlacağız?

Bok edilmesine izin vermeyecektik.

Bu kadar. Kendine kız, ailene kız, arkadaşlarına kız, bana kız, git herhangi birine neden bunların ülkeyi yönetmesine izin verdin bari sen engel olsaydın diye kız ama ülkenin durumunu söyleyene kızacak en ufak hakkımız yok.
Vader

Düzenleme: Eski bir postumu buldum. TROLL diyenler utanır mı? Bu konu hakkında yaptığım yorumlar sizin için ne ifader eder? Görsel paylaşamıyorum düzenleme olduğu için ama siz linke tıklarsınız bence.

Yorumunuz varsa alalım. 981320
talhayesilaltun
Trollsün.
Attığın postunda hiçbir manası yok eee?
Bu sitede zekası düşük çok insan gördüm hatta akpye oy verip mal olan bit tanesi de çok yakın arkadaşım ama sen çok başka bir olaysın.
Hadi iyisin bugün iletişim başkanlığının bayram harçlığı yatmıştır güle güle harca paralı asker.
Hem ayrıca sen kimsin bana nasıl tehdit oluşturacakmışsın ki senin gibi kanziden korkayım troll?
talhayesilaltun git kumarini oyna, ne yoruyorsun milleti burda
talhayesilaltun Bak sinsiye sen kaşla göz arası düzeltip velet demiş bi de bana.
Lan erkek hani diyordun bu sitede olmak istemiyorum?
Silmişsin yorumu bi de banlanmamak için dolarları vip olarak dağıttım falan demiş yani bak ben bağış yaptım hesabı.
Bok gibi ülkede yaşıyoruz inkar mı ediyorsun?
Seçilmiş belediye başkanı boktan sebepten içeri alındığı günde senin emniyet müdürünü kalleşçe katleden hizbullahçılara af çıkıyor şimdi bu bokistan mı değil mi troll?
Hadi git maaşını ezmeye devam et.
Bana karşı da bir daha velet tarzı kelime kullanma hadsizliğini gösterme.
Elessar2147 hacı sen iyiden iyiye kaşınıyorsun ha. Şu üslubunu düzelt ve insanları bu derece sinirlendirmeye son ver. Bu nasıl bir üsluptur? Uyarmak zorunda bırakma.
Vader velet diyor abi bana nasıl tepki gösterebilirim ki buna?
Kaç milyon insanın karşı çıktığı haksızlığın olduğu günlerde gelmiş hükümet sazı çalıyor kaç yıldır bi ton haksızlık hukuksuzluk gördük gözümüzün önünde yaşanıyor bizim de zorumuza gittiği için laf ediyoruz gelmiş velet diyor aşağılıyor trollük yapıyor ve bunu 2dir yapıyor.
Ve bu sitede sadece binaliye attığı bir yorum dışında hiçbir siyasi tartışmada hükümet aleyhine tek bir yorumu yokken imamoğlu olayında niyeyse birden hortlayıp mantığa sığmayan yorumlar yapıyor.
Biz hak hukuk adalet isterken hem de.
Olabildiğince terbiyemi koruyayım seviyesine düşmeyeyim diyorum ama başka çare de bırakmıyor ki.
Elessar2147 yazdın bi kere 2. kez niye gelip bir daha saldırıyorsun abi. Bitti olay. Cevap verme hakını kullandıktan sonra tekrar bilenip gelemezsin. Şeytan taşlamıyoruz burada.
ScarFace Sith Alchemist » Sosyal » Pazar Yeri
PALİT NVİDİA RTX 3070 Tİ FURMARK 70 FİYAT 10500TL . (KF)
Gizlenen 5 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
ekran kartında kf ne oluyor hocam
Swollk kfg kutu fatura garanti demek dostum her pc bileşeni için geçerli aklında olsun
ScarFace mobydicq42 teşekkürler. işlemcilerde görüyordum model özellik falan sandım bir an afalladım
Swollk ha o mpk kutusuz demek
ScarFace mpkyı biliyorum ya ajkdakd neyse anladım ama teşekkürler tamamdur
ScarFace mpk kfg gibi şeylerle uğraşacağımıza kutu ve faturalı yazsak daha hoş olmazmı :D
omerfarurk27 Sith Saber » Sosyal » Öneriler
Selamlar,Eve bir tane robot süpürge alacağım.Sizlerin kullanıp memnun kaldığınız varsa yazar mısınız.bütcem max 30k.
Gizlenen 7 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
model önerisi yapamam ama alacaksan wireless olmayan bir model al veyahut şifrelenebiliyorsa o şekilde al. Kendim ip cameralarda çok dikkat ederdim. gittik kaliteli olsun diye yüksek bir model aldık, geçen aylarda yabancı bir numaradan WP üstünden kendi fotoğrafım atıldı ahwdahkdwakha. Ürünün QR kodu falan oluşturulmuyordu ipcamlere nazaran ama nasıl oldu anlamadım.
polatcbk ben de yüksel modele bakıyodum da bu dediğinden sonra peh yani.Hangi model almıştınız?
Hocam ben roborock s8 kullanıyorum gayet memnunum.
Araştırdığım dönemde robot süpürgelerin kağıt üstü verilerinden çok yazılımın önemli olduğunu düşündüğüm için en iyi marka neyse onu almaya karar verdik ve hiç duyulmamış saçma sapan markaları eledim sadece xiaomi ve roborock baktım

S8 alma sebebim ise hazneli olanları gereksiz buldum haftada 1-2 kere kullanacağım aletin haznesini otomatik boşaltmak için 10 bin fazla vermek istemedik.

Bizim evimizde kedi olmasına rağmen gayet tatmin edici sonuçlar alıyoruz hem süpürmede hem silmede
Alet hakkında tek olumsuz diyebileceğim şarjı çabuk bitiyor. Full şarj ile turbu modlu sil süpür yapınca evi ucu ucuna bitirmiş kendini istasyona zor atmış oluyor bunun dışında her şey gayet iyi
seeyouvalhalla eyvallah hocam yorumun için çok teşekkür ederim.Uğraşmamak için kendi kendine temizlik yapsın diye hazneli alacağım.
https://vacuumwars.com/best-vacuum-cleaners/robot-vacuums/
https://www.youtube.com/@VacuumWars

bu arkadaş hepsini test ediyor. Puanlıyor ilk 20 listesi de var. Nerdeyse her 3 ayda bir değişiyor.

Alıcaksan roborock veya Dreame Marka almanı öneririm.

Model olarak biz Roborock QRevo Master alacağız

ama bütçen sınırlıysai Roborock Qrevo S almanı tavsiye ederim.
Benim elimde Philips 3000 serisi bir robot var. Şehir dışında çalışırken annem İstanbul'daki eve almış. Teknolojik aletlere meraklı olduğumdan test ettim. Tecrübelerime göre evi bu robotlara göre ayarlamak lazım. Fırçasına sıkışacak hiçbir şey yolunda kalmamalı. Uygulamasında bakım detayları var, insanın işini kolaylaştırıyor ya da en azından öyle gözüküyor. Yarım seneden beri bizde ama benim yaşam şartıma ve evin düzenine uygun değil. Eğer ilgilenirsen özelden yazabilirsin. Sıfır cihaz istersen önünde ikili toplayıcı fırçalılar daha iyi gibi geldi bana.
direkt model önerisi vermem ama, bizim kullandığımız xioami kamerasız düz modelin sıkıntısı haritalandırmayı yapamıyor ve annem kara düzen odaya bırakıp kapıtı kapatarak kullanıyor, şarj istasyonunun yerini bile zor boluyor koridora çıktıysa, ve yerden kaldırınca haritası sıfırlanıyor. Bunların haricinde temizliği iyi gibi ama paspası işlevsiz, koltuk altlarında da bazen takılıp kalıyor o yüzden yükseklik ölçümlerini de yapmanızı öneririm. Yazılımsal olarak da haritalandırma yapıp spesifik temizlik yaptırılabilen model manıklı bence.
Ama günün sonunda mevzu yerdeki tozları almak ise xioami düz ilk çıkan modeller iş görüyor, odaya koyup çalıştırıyorsun hallediyor heryeri, siber güvenlik vs sorunu da yok .
parani sokaga atma hic bir halta yaramiyor. 30 bin falan cebinde kalsin
Vader kesinlikle katiliyorum bende dreame d10s pro gibi bir modeli vardi 4 ay adam gibi calisti sonrasi malum...
samuelacarson Sith Juggernaut » Sosyal » Genel
Telefoncular, yalan söyleme konusunda çok başarılı esnaflar.

Yurt dışından en ucuz malları topluca çeker, 1e5 1e10 koyarak sana kakalar. Sorsan, ticaret der.

Gözünün içine baka baka yalan konuşur, yetmez bir de seni bunun doğru olduğuna inandırmaya çalışır.

Aynı kabloyu, 20w 40w 60w fark etmeksizin hepsiyle uyumludur, hızlı şarj kablosu abi evrensel kablodur der, fiyatı da normalde 150 lira sana 100 olur der. Hiç bilmeyen birisi de bunlara inanıp alır ve bataryanın anasını bir güzel ağlatır.

Ne güzel memleket.
Gizlenen 19 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
Potansiyel dolandırıcılar. Telefoncular, sanayi esnafı, bilgisayar tamiri yapanlar, galericiler, siyasetçiler… enler bu şekilde liste uzar gider
bilgisayar tamiri ve telefon tamiri yapanları hiç sevmem teknik servise göndericen ne kadar pahalı olursa olsun. bu adamlar yapmış gibi yapıyor bir yeri yapıp diğer yeri bozuyor tek sorunlu telefonunun birden cok sorunu oluyor, sonra uğraş dur.
Paradox sıranın avukatlara gelmemsi üzdü lsaöljdasdks
Bunun yanlız telefon ile kısıtlı bir kategoriye daraltılmış olması hatalı olmuş. Kısaca Türk esnafını tarif etmişsin. Ne iş yaptığının önemi yok, Türk esnafı olması yeterli bunları yapmak için.

Bakın siz çoğu şeye alıştığınız için mesela size doğal gelen ama yabancı insanlara çok ilginç gelen şeylerden bir kaçını sıralayım.

Amerikadan arkadaşlarım geldi, ilk defa Türkiye'ye gelişleri. Biz de kalmaları için ısrar ettim ama gezmeyi tozmayı keşfetmeyi çok sevdikleri için otelde kalmayı tercih ettiler ve ısrarla en tarihi yerde ayarlamamı istediler. Ben taksime falan yakın olsun fakat kalitesizliğide çok koklamasınlar diye nişantaşında ayarlamak istedim fakat ısrarla galatanın yakınları ara sokaklar diye ısrar ettiler.

Çünkü uyanıp otelden çıktıklarında her bir türk ne yaşıyor, şehrin zorluğu güzelliği ne bu şekilde keşfetmeye bayılıyorlar. Gayet varlıklılar ama atıyorum adamlar kapadokyaya gitmiş olsa asla 5 yıldızlı otel varsa var mıdır bilmiyorum ama orada kalmıyorlar. İnatla peri bacasının içerisine biz bi hasır serer uyuruz modundalar.

Çok entellektüeller falan kısaca tarihi tam anlamıyla yaşamak istitiyorlar. Neyse çok uzatmadan konuya gireyim. (evet uzattım farkındayım). Herneyse geldiler birlikte gezdik 1 gün. 2 gün dediler sen kesinlikle bizi almaya falan gelme. Gerekirse kayboluruz, işimize de gelir biz keşfetcez. Tamam dedim ne haliniz varsa görün, zaten en fazla sikerler diye de espri yaptım.

Yemin ediyorum öbür gün suratları 5 karış. O kadar sinirlilerki. Ne oldu dedim. Keşke sikselerdi diyor. Dedim ne oldu, korktumda başlarına bir şey mi geldi diye.

Ya diyor hiç kusura bakma sizin bu esnafların hepsi dolandırıcı bildiğin scum yuvası. Herhalde martı eti falan kakaladılar diye düşünüyorum. Başladı anlatmaya.

Ya diyor, buraya gelmişiz insan Türk yemekleri yemek istiyor. Herşeyi tatmak istiyor. Bir restoran görüyoruz veya bir hemen sokak üstünde lezzet noktası gibi küçük işyerleri. Dışardan bir bakıyoruz "aman tanrım kocaman sandevüçler içleri dolu dolu resimler, tabak tabak yemekler etler taşıyor böyle" hevesleniyoruz içeri giriyoruz önümüze bir tabak yada sandeviç geliyor. Ya sandeviçin içi boş. Restoransada koca tabağın ortasına bir kaşık yemek...

Bu ne diyor adam haklı olarak. E görseldekiyle aynı değil. Bu resmen do-lan-dı-rı-cı-lık nasıl ceza kesilmiyor bunlara diyor.

Adam daha önce karşılaşmamış böyle bir şeyle. Akşam sıkılmış otele giderken aç kalmış belliki. Marketten cips almışlar. Lays almış büyük paket.

Paketi bir açtım diyor yarısından coğu hava. Yuh dedim diyor. Bir de Frito-Lay bizim oranın markası. Dedim sizin orayla alakası yok yasalar insanı savunmayınca bu şekilde teşvik edince. Bizim çıkarcı işverenlerde doğal olarak sonuna kadar köklüyor.

Türkiye cidden bakın alıştığınız için çoğunuz farkında değilsiniz ama "dolandırıcılar ülkesi" ciddi amlamda heryer gördüğünüz her afiş, her reklam bir dolandırma yöntemi.
Vader japonyada mıydı çinde miydi adamlar aburcuburda bile doğruluk istiyor, ambalajın üzerindeki fotoğraf içindeki ürünle birebir aynı görünmeli ve aynı boyutta olmalı demişler, ben bunu gördüğümde çok şaşırmıştım (tabiki gidip görmedim sosyal medyada gördüm🥲) cidden biz böyle olmasına alışmışız olması gerekeni görünce şaşırıyoruz
Bigfrizzyhead japonyada içeceklerin ambalaşında %100 meyve suyuysa kesilmiş meyve resmi koyabiliyorlar. %5 ve %99 arasındaydı sanırım kesilmemiş meyve koyabiliyorlar. %5 altında iste emojili meyve resmi koymak zorundalar.
Bigfrizzyhead barilla makarna alanlar bilir mesela onda makarnanın boyutu üstünde ölçeklendirilmiş, gibi
Ben de bu aralar esnaftan çok çekiyorum ya. İşini güzel yapan çok nadir esnaf var. Geçen işte bir ayakkabım yırtıldı kenardan küçücük, bir tanesinin de kenarından yapışkanı tutmuyor. İkisi de deri spor ayakkabı, Air Force minvalinde. Dedim, götüreyim ayakkabıcıya, en kötü ne olabilir? Benden kötü yapacak halleri yok ya, bir yapıştırıcı sürüp geçecek. Daha önce kendim de yaptım, basit bir şey ama üşendim. Hem dedim, ayakkabıcı iyi yapar işini, yıllardır oradaki esnaf. Eskiden de koşu ayakkabısının içini yaptırmıştım, iyi yapmıştı. Neyse, götürdüm. Dakika bir, gol bir. Adam yan dükkânda muhabbet ediyor. Kaş göz ediyorum, "Geleceğim," diyor, gelmiyor. 10 dakika sonra geldi, gözümün önünde muhabbet ede ede. Müşterisi falan da yok, dükkân boş. Bu rahatlık nereden geliyor, bilmiyorum.

Sonra dükkâna girdik, 4 metrekare falan bir yer. Adama ayakkabıları gösterdim, "30 dakikaya gel," dedi. Dedim, "Tamam, çok iyi." Ama şüphelendim de, hızlı yapar, kötü olur diye. Neyse, çarşıda işlerimi halledip geldim. Bizimki yine yan dükkânda, biraz bekletip geldi. Ayakkabılara bir baktım; ilkokul çocuğunun el işi ödevi gibi. Sağa sola yapıştırıcılar taşmış, yamuk yumuk dikiş atmış. Yırtık yeri öyle bir tamir etmiş ki eskisinden beter olmuş. Bir şey demedim, ayakkabılar yeni değil diye. 70 TL aldı zaten. Kısacası, işini düzgün yapıp 300-500 istese gıkım çıkmayacak. Ayakkabılar olmuş 2000-4000 TL. Ama yok, ekonomi kötü diye hem kendine eziyet hem bana eziyet çektiriyor. Yaptığı işe aldığı para değmiyor diye hızlıca yapıp 70 TL alıyor. Ama halbuki ironik olarak dükkân bomboş.

Bu arada, iki hafta önce de eski bir koşu ayakkabımı mahalledeki yaşlı ayakkabıcıya götürdüm, dükkân boş diye üzüldüğüm için. Sağ olsun, öyle bir tamir etmiş ki koşarken ötüyor ayakkabılar. Önüme çıkanlara uyarı veriyorum :).

Şimdi de telefoncu arkadaşları anlatayım. İki lise arkadaşım, 23-24 yaşlarındalar. Üniversiteyi rastgele bir bölüm okuduktan sonra telefoncu tanıdıklarının yanında çalışmaya başladılar. Sonra işlek bir caddeye dükkân açtılar. Dükkân yine minnacık, 6 metrekare falan. İki kişi aynı anda çalışıyorlar, ikisi de sürekli telefona bakıyor. Dükkânda malzeme de doğru düzgün değil. Ama durumları iyi; ikisi de yeni düğün yaptı. Dedim, "Nasıl para kazanıyorsunuz siz?" İkinci el telefonları kelepir fiyatına alıyorlar, biraz süslüyorlar, yerine yüksek model 2. el telefonu piyasanın bir tık üstüne satıyorlar. Gelen müşteriler, model yükseltmenin hevesine kapılıp eski telefonunun paraya sayıldığına seviniyor, ama deli gibi zarardalar. Sonra birde satarken mallarına o kadar güveniyorlar ki sanki kendileri üretmişler gibi garanti veriyorlar falan. Geleceğin çakal telefoncuları olacaklar belli ki. :)

Terzi desem, aynı şeyler. Yeni aldığım pantolonu götürürüm, paçası kısalacak diye. Reis öyle bir yapar ki pantolon baştan aşağı sigara ve kül kokar. Yıkamadan giyemem.

Sonra eski kitapları satayım diye ikinci el alan bir kitapçıya götürdüm. İnternette 150 TL'ye satılan kitapları 20 TL'den almadı. Ama dükkânda "çok var" dediği kitapları da 120 TL'den satmaya çalışır. Sonra niye çok var aynı kitaptan?

Bilgisayarcıları da hiç anlamıyorum. Hem dükkân sinek avlar hem ne zaman bir şey sormaya gitsem, açıkgözlü bilir müşteriyim diye ilgilenmezler. Benim istediğimi değil, kendi istediklerini yapmaya çalışırlar. Format attırmaya götürsen, 500 TL alırlar. Neymiş, dükkân kirasıymış. Abicim, dükkânın format parasıyla geçiniyorsa kapat git zaten.

Üniversitedeyken de Erasmus öğrencilerine yardımcı olmaya çalışırdım. Sürekli bir esnaf tarafından kazıklanma problemi olurdu. Kendi vatandaşımı nasıl savunacağımı bilemezdim. Neresinden tutsam elimde kalıyordu, üzülüyordum.
nirnaeth format için ideal ücret ne kadar olmalı mesela? merak ettim sonuçta o tarz şeyler servis diye geçiyor
Dün sarhoşken iki nescafeye adam karttan 60 tl çekmiş
Bugrahan küçük paket olanmı :D eğer öyleyse geçmiş olsun
nirnaeth format olayı, bir formatdiye düşünmemek lazım. Bizim insanimizin düşünceleri biraz problemli bu konuda.

Çok kolay bir işmiş gibi tarif ediyor ama hiç kimse formatıni madem o kadar kolay kendisi atmıyor.

Olayın kolay zor olması önemli değil. Harcadığı zaman önemli. Bir bilgisayara bir Windows kurmak nerden baksan en az 45 dakika 1 saat suruyor. Üstüne driverler falan çabası ortalama 2 saat diyelim.

Asgari maaş ne kadar 22.104 TL günlük olarak hesaplandığında günlük asgari ücret tam olarak 866,85 TL 8 saat calışma sonrası.

Yani saatlik asgari ücret: 108 TL.

2 saat süren bir format işleminin sadece calışan asgari maaş maliyeti 216 TL. Buna SGK'sı dahil değil. Yemek gideri dahil değil. Onlarıda hesaba katarsak 250 TL.

Sadece çalışan 1 kişinin 2 saatlik maaşını cıkarsın derse işyeri 250 TL fiyat vermeli. Ama kirasını karşılayacak, üstüne kar edecek veya işleri büyütecek diye düşünürsek 500 TL demeli.

Olay burada yapılan işin zor veya basit olması değil. Olay burada yapılan işin süre bakımından dükkanı ne kadar meşgul etmesi.

Yani format için istenen tutar olması gereken tutar.
Vader katılıyorum aması var… format zor bir işlem değil ama ona harcanan zaman önemli. Bilgisayarcılar hazır programların kurulu olduğu formatı atıyorlar yalapşap ve temel driverları yükleyip bırakıyorlar. O yüzden hiç bilgisayarcıda format attırmadım kendim öğrenip yapmıştım hep eskiden. Programlar eski sürüm, formatla gelen hazır yazılımlarda virüs çıkma ihtimali, özellikle kms gibi şeyler… Ben temiz orijinal kullanmayı severim o yüzden kendim hallederim. Lordun yazdığı her ne kadar matematiksel olarak doğru olsa da format parası 50 lirayken bile fazla bulurdum o zamanın devrine göre tabii yine şu an kaç olursa olsun yine pahalı buluyorum, çünkü kısa bir süre bilgisayarcıda çalıştım, ordaki dalavere yalanları da biliyorum rahatsız olup çıkmıştım. Zaten içerde flaşı takıyorlar hazır setuplu programlı, 1 değil 3-4 bilgisayar oluyordu en az ve onlar orada kurulurken tamir teknik başka işlemler yapılıyor. Yani örneğin sanayideki gibi bir arabanın kaporta işi var diye bir araca bakıyor usta başka arabaya bakamıyor saati zamanı değerli ama formatta her şey hazır olduğu için ve bir sürü bilgisayar olduğu için o sırada da tamir işleri vb yaptığı için bu işin sürümden de kazanıp zamandan da tasarruf ettiği için daha az fiyata çıkartabilir diye düşünüyorum. Ama eğer az çok anlıyorsanız bu işi kendiniz yapın kolpacı bilgisayarcılara vermeyin. İçinden parça sökeni bile gördü bu gözler., işini hakkıyla yapana lafım yok tabiiC toplumda genel olarak ahlak yoksunluğu çoğaldı maalesef elder
Paradox sürümden kazanamazki senin bahsettiğin dolulukta bir iş yeri yukarıdaki örnekte 1 kişi çalışan işyerine göre daha fazla elemanı olması lazım. Diyelim ki 3 elemanı olsa, o 2 saat de aynı anda kaç bilgisayara format atmalıki aynı surede 3 elemanın 2 saatlik giderini karşılaşın ve kar yapsın :)

Hazır usb de taksa, dilerse yapay zekada kursa bir format her daim 2 saat sürüyor. Yüklemesi bi kere windowsu gıcık birşey 50tane pencere geliyor, 50 kere restart atıyor.

Hele ssd si olmayan bir müşteri gelirse gacur gucur hdd sesiyle 3 saat bile sürebilir. Format denilen şey; olması gereken hdd tamamen geri dönüştürülemeyecek şekilde silinir ve sadece base olarak windows kurulur. Onun harici driverlar bu kadar.

Ama bizim cahil halk, üstüne programda kurduruyor. Offis kur, gta 2 kur, cs1.4 kur, soliter kur, okey kur. Format atılmadan önceden daha kötü hale getirtiyor oyle alıyor bilgisayarı.

Bilgisayarcılara ben suç bulmuyorum ya. Gelen müşteri profili, "çet porogramı da olsun, komando sikini de olsun benim hanım oynuyo onu, disgord erişim kırıcıda ekle taam mı ağbisi, güzel olsun bak şöyle afilli poroğrmlarıda ehsik etme" olunca, otomatiğe bağlayıp haydi yallah modunda olması cok normal.

Şimdi işin en doğrusunu söyleme zamanı:

Etrafta gördüğünüz üçkağıtçı esnaf, dolandırıcı mağaza, karaktersiz işçi aslında tamamen aynada yansıyan yüzleriniz. Şey gibi bu. Toplumlar hakettiği gibi yönetilir ile aynı. Dilese insanlar bu tür kişileri anında dışlayıp doğru yoldan şaşanı 1 ayda batırabilecek gücü kullanabilirdi. Neydi bu? Protesto.

Ama insanların hoşuna gidiyor. Biri dolandırınca "he he bizden ya bu aynı halkın içinden" falan diyor. Politikacılarada aynısını yapıyor.

E doğal olarak etraf dolandırıcı, üçkağıtçı kaynıyor. Tam olarak hepimiz aynı olduğumuz için.

Her defasında gittiğiniz mağaza "abi vallaha 1 tl kar etmiyorum bu işten" demesine rağmen siz de hala "olm her geldiğimde böyle diyorsun" diyor, her gittiğinizde sizi kandırmasına izin veriyor üstüne cok süre geçmeden aynı mağazada yine beliriyorsunuz.

Üstelik sağa sola ahbap o bizim ordan al falan diye de öneriyorsunuz :)

Çok garip ve kalitesiz bir toplumuz. Hepimiz buna dahil.

Ben de, sen de, onlar da.
vader'a aynadaki yansıma konusunda katılıyorum. halihazırda abim bakkal işletiyor. ben de ara sıra yardıma gidiyorum. hepinizin bildiği sigara veya kartta komisyon durumu var. biz bunu etik bulmadığımız için dükkanın ilk gününden beri 1 kez bile yapmadık. buna rağmen hala geçen sohbet şu şekilde.

+Merhaba bi tane kısa parliament alabilir miyim?
- 79 lira. Ödeme kart mı nakit mi?
+ Kart'a komisyon alıyor musunuz?
- yok hayır fiyatı neyse o
+ helal be falanca market 124154235 tl komisyon istiyor.
- öyle yapıyorlarsa almayın öyle yerlerden. böyle bir hakları yok
+ ama işte alıyoruz napalım
- bir süre almazsanız zaten geri adım atarlar
+ haklısınız da alıyoruz işte

bu bahsettiğim bölgede her çeşit market ve bakkal bulunuyor yani o marketten alışveriş yapması şart değil. ama kendisi de satıcı olsa böyle haksız bir kazanca göz yumacağı için sadece laf ediyor. 0 hareket
"Uyanık" olma durumunu sahibinden, letgo gibi 2.el sitelerinde de görüyorum. Hemen hemen herkes 1-2 senedir kullandığı malı yeni fiyatına satmaya çalışıyor. Satıp satmaması da umrunda değil zaten kimsenin. Belki bir enayi düşürür umudu ile mi vakit ayırıp koymuş artık bilmiyorum.
vader'a Protesto konusunda katılmıyorum. Günlük hayattaki gözlemlerimden yola çıkarsam, herkes başkasının protesto etmesini bekliyor ama kimse etmiyor. Bu şey gibi mesela: bir kaza gördünüz, biri ambulansı arasın diye bağırdınız; kimse üstüne alınmıyor, biri arayacak diye bekliyor. Ancak birinin gözünün içine bakıp "Ambulansı ara!" deyince aranıyor veya olay en yakın kişilerin vicdanına kalıyor.

Ama şöyle bir fark var: Bu sefer olay hayat memat meselesi değil. Biri esnafta kazıklanınca ne yapıyor mesela? Ben çevremde gördüğümü söyleyeyim. Çevremde genelde düzgün, kendi halinde insanlar var ve çoğu memur. Kazıklanan biri genelde "Ben bir daha gitmem, şikâyetle uğraşamam, Allah’ından bulsun, kötü yorum atarım, size söyledim, gitmezsiniz, olur biter." gibi yaklaşımlar sergiliyor. İnsanların vakti kısıtlı zaten; basit bir işi için 3 deneme hakkı falan var. 3 esnaf da kötü çıkınca boyun eğiyorlar.

Müşteri kaybeden işyerlerinin de hiç umurundaymış gibi gözükmüyor. Herkes "Bir defa dükkâna uğrasa, koca şehir insan dolu, geçinip gideriz." kafasında. İstanbul’da 3 farklı arkadaşım düzgün gözüken yemek mekânlarından zehirlendi mesela. Bu nasıl bir istatistik? 3 farklı mahalle, 3 farklı insan, düzgün mekânlar; denk mi geldi?

Bir de biz hak ettiğimiz gibi yönetiliyorsak benim bir suçum olmadığını düşünüyorum. E, bu yorumdakiler de öyle düşünüyordur. Çevremde de "Gerçekten hak ediyor." diyebileceğim biri yok. E, o zaman kim hak ediyor bu toplumu? Sabah parkta yürüyüşe çıkıyorum, masalarda geceden kalma çöpler duruyor, 5 metre mesafede çöp olmasına rağmen. O çöpleri kimse görmüyor diye bırakanlar hak ediyor. Bir esnaf tarafından kazıklanınca kendisi de başkasını kazıklamaya çalışanlar hak ediyor. Şahsen, ben hiçbir şey yapmasam kendi çöpümü atıyorum, arada yerden bir çöp alsam, birine yardımcı olsam, kimseyi de kazıklamasam artıya geçiyoruz zaten. E, madem herkes böyle davranıyor, neden bu haldeyiz?

Format konusunda da haklısınız, hesap yapmışsınız. Ben zaten düz format atmaya o parayı isteyip bahaneyi de geçinmek zorunda olduğunu söyleyenlere yönelik söylemiştim, yine de bilgisayarcıların 30dkde halledebildiği bi iş olduğu için fiyatı falza buluyorum. Ama öz abim olmayan yakın bir abimin bilgisayar dükkânında sürekli takılıyorum; muhabbet ederken müşteriler geliyor, format falan atıyoruz. Tek format kurtarmadığı için macun + temizlik + format sonrası kurulum yapıyor mesela. O zaman işte 500 TL, okey diyorum kendimce. Ama bunların hepsi dâhil ücretler 1-2K arasında gezdiği yerler de gördüm.
Son olarak da format dediğimiz şey de CS 1.6 yüklemeyi kapsamıyor ama son kullanıcıya hitap etmesi gerekiyor. Çünkü bilgisayarını oraya getiren adam zaten kendi yapamadığı için getiriyor, programları da kullanmayı bilmiyor. Bilgisayarcıya muhtaç ve onun nezdinde bilgisayar denen şey, onun kullandığı programlarla beraber var olmuş. (böyle düşününce 500 TL normal geliyor çünkü bir insan bir hizmete mahkûm ise o hizmet de değerlenmiş oluyor mantıken, bilemedim.). Ben kendi formatımı kendim atıyorum bu arada uzun zamandır, tanıdıklar yer soruyor bazen ben anlıyorum diye düşünüp, düzgün birini söyle geçenki çok kötü yaptı gibisinden, ben de kara kara düşünüyorum kime yollasam diye, çünkü pcci abinin de sıkıntısı telefonları açmaması ve dükkanı açmaması.
Vader Ben bilgisayarda kurulum yaparken sonuçta başında durmuyorsun 2 tık atıyorsun kuruluyor o arada başka işlerde yapılabilir demek istedim. Seninki de farklı bir bakış açısı, o tarafından hiç bakmadım.

Kimisi de bunu nasıl yönetilirsek o şekilde bir toplum oluruza bağlıyor imam osurursa cemaat sıçar lafı gibi ama ahlak aileden ve eğitimle kazanılıyor. Sonra da insanın kendini geliştirmesiyle.
nirnaeth zaten sorun şu aslında. Diyorsun ya "ben haketmiyorum, bakıyorum çevremdekiler de haketmiyor, kim hakediyor o zaman".

Hiç şu şekilde düşündün mü? Belki çoğul olarak bakış açınız yanlış. İçinde bulunduğun toplum çoğul olarak belirli yanlışları doğru olarak kabul ediliyor olabilir mi mesela?

Benim kişisel fikrim bu ülkenin en büyük sorunu bu. Toplum olarak bariz yanlışları doğru olarak kabul ediyoruz. Bir kaç örnekle bunu açıklayım.

İki kişi entellektüel olabilmek konulu hararetli tartışıyor. Uzaktan kulak misafiri oluyorum onlara. Birisi anadolunun x bir kasabasında, diğeri de ona yakın bir yerden büyük şehre universite okumaya gelmiş.

Entellektüel olmak istiyorlar. Ve tartışırken genelde hep şunu vurguluyorlar. "İşte ben lise bitene kadar sığ düşünceli insanlar arasındaydım, uniye geldikten sonra hayata bakış açım değişti. Eski benliğimi attım, artık daha bilimsel veya sanatsal şeylere kendimi yoneltmeye başladım. Bilgi lootluyorum, vs"

Kendilerini geliştirmek istiyorlar. Entellektüel bir bakış açısıyla bakmak istiyorlar.

Genelde bu ülkede genç kesimin hepsinin hayali de bu galiba. Diğerlerine kendisinin daha entellektüel olduğunu kanıtlama çabası.

O iki unilinin tartışmasının boş yere zaman kaybı olduğu gibi bu düşüncede tamamen öyle. Onlarında hayallerini orada bölmek zorunda kaldım.

"Siz entellektüel olamazsınız" diye araya girdim. Hani bilirlerse gerçekleri sonrasında hayal kırıklığı yaşamasınlar diye. Peki niye olamazlar? Veya bu ülkede entellektüel kişi ortaya çıkma şansı çok ama çok az ondan bahsedeyim.

Entellektüellik sonradan kazanılabilecek bir bakış açışı değildir. İnsanın doğumundan itibaren, bulunduğu ortam ve etrafındaki kişilerin çok önemli rol oynadığı bir başlangıçtır entellektüellik.

Sen doğmuşsundur Kayseri'nin x bir ilçesinde. 13-14 yaşında mahallede maç yapmışsındır ailenin aldığım kramponlar vardır ayağında. Tam eve girecekken annen seslenir. "Ayakkabılarını içeri al oğlum, çalarlar...."

Ayakkabılarını eğer içeri almazsan çalınacağını bilerek büyürsün. Çebine para koyarlar bakkala git derler. 50 kere de öğütlerler. "etiketlerine bak öyle al oğlum, kazıklamasınlar". Eğer kontrol etmezsen kazıklanacağını bilerek büyürsün.

Örnekleri çoğaltacak olursak; sigara içiyorsan herkes içinde paketi çıkarmaman gerektiğini öğrenerek büyürsün. Yoksa otlanırlar. Lisede manitan senin ailenden daha varlıklı bir bir ailenin cocuğunu bulursa onla takılmaya başlar. Paranın insanları değiştireceğini görerek büyürsün.

Komşudan izin almak yerine bahçesine izin girerek erik ağacına dalmayı daha cazip görerek büyürsün, küçük yaşta piyano keman çalan bir cocuk gördüğünde "bunların aileside çok zenti ya keman ne aq" diyerek büyümeyi öğrenirsin.

Matematik çalışan çocuklara "inek ya bunlar" diyerek havalı olmayı öğrenirsin. Kaşlarına çizik attığında cool göründüğünü sanar, ganster gibi dövmeleri havalı bularak, özenerek büyürsün.

Dİnlediğin şarkıların sözlerinde bile mafyacılık vardır. Bunlar yüksek sesle herkese duyurarak dinleyerek büyürsün. Bira içmeyi büyümek sanarak büyürsün.

Gece evine giden kıza laf atmakmakta problem yoktur, o saat de orada ne işi var diyerek büyürsün.

"Sex çok kötü ve ayıp birşeydir" bilgisi ile büyürsün, iki insanın birbirine yaklaşması çok ayıptır etrafındakiler ve senin için ama kurtlar vadisi misali insanların birbirine ateş etmesin, racon kesmesine bayılırsın. Doğrudur bunlar senin için. Dövüşmek, savaşmak, silah kullanmak mertliğin ve delikanlılığın sembolüdür. Ama birbirini seven iki insanın yakınlaşması dünyanın en ahlaksız şeyidir.

Bu şekilde binlerce örnek verebilirim.

Ama gerçek anlamda entellektüel bir alanda herşeye sahip olan aileden doğan cocuk bunların coğunu bilmez. Ayakkabılarının calınabileceği aklına bile gelmez. Notları iyi diye kimse ona inek demeyecektir. Çünkü okuduğu okul ve grupta herkes aynı şekildedir.

Onun için sevgi ön plandadadır. Sevgisini sanatada aktarır ama sana göre o "ılık" olarak nitelendirilen kişilerdendir. Erkek dediğin ağlamaz çünkü sert olur.

Höt der, göt der, emir verir, domal der!

Çünkü toplumdan gördüğün şeylerde doğru olarak sana işlenen bilgiler bunlardır.

İşte bu noktada başa dönmek istiyorum.

Hiç düşündün mü? Belki doğru olarak, haketmiyor olarak düşündüğün etrafındakiler ve çevren.

Belki doğru olarak bildiğiniz çoğu şey aslında doğru değildir. İçinde bulunduğunuz yozlaşmanın farkında belki değilsinizdir.
Vader Yazdıklarınıza katılıyorum lordum ama insanlar bulunduğu cevrenin halkasından çıkarak topluluklar inşa etmiş olmalı. Yoksa herkes bulunduğu çevrede yaşamaya devam etse idi, nasıl; entel, taşralı ve bunun gibi ayrımlar oluşabilirdi ki?
Burada 2. katıldığım nokta özenti durumu özenerek halka dışına çıkılmaz. Kitap okuyarak, film izleyerek, tarihi bir karakteri taklit ederek halka dışına çıkılmaz. Bana göre üretken insanlar bunu başarabilir. Kendi felsefesini bir şekilde edinen insan başarabilir.
dünyanın en basit işlemi formattan bile insanlardan yıllarca yüzlerce lira aldıklarını fark ettiğimden beri nefret ettiğim meslek grubu= bilgisayar tamircileri.
Vader Abi bu nasıl bir yazıdır sanki etrafımı betimlemişsin. Her şey aynı. Bi de burada bu düşünce şekillerine katılmasan da dışlanmamak için, insanlar laf söylemesin diye böyle davranmak zorunda olmak da zor. Kötü diye bize öğretilen davranışların bunu öğretenler tarafından gizli kapaklı yapılması da trajikomik. Bana en çok koyan erkeğin sevgisini belli etmemek zorunda olduğunu düşünmesi, güçlü görünmek zorunda. Kibar davranırsa toplum tarafından kendisiyle ılık mısın diye dalga geçilmesi. Her iki cinsiyete yüklenen belli sorumlulukların olması. "Kadın evini, kocasını çekip çevirmeli, Erkek eve ekmek getirmek zorunda. Bu sorumluluk ona ait." Sevginin zayıflık olarak görülmesi. çok üzücü çok...
Yukarı