Sign in
Login

edanur

Edanur Yuksek
Jedi
Fransa
Mayıs 2020
Henüz bize kendisinden bahsetmemiş...
En son medyalar tümü
Takip ettikleri tümü
Takipçileri tümü
Beğendiği gönderiler
Officer_K Jedi Warrior » Sosyal » Genel
İyi geceler herkese, genel olarak insanların eğlence anlayışları, popüler olan müzikler, filmler, insanların biribirileri ile iletişimi hakkında ne düşünüyorsunuz? Türkiye için sordum. Eskiden şu vardı şimdi yok dediğiniz veya eskiden yoktu şimdi var dediğiniz sizi şaşırtan, üzen veya sevindiren şeyler nelerdir?
Gizlenen 1 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
bro ben pandemiden sonra neyle mutlu olduğumu unuttum, aşı olmadım bu arada ama :D
İnsanların büyük bir çoğunluğunun eğlence anlayışının hâlâ eskisi gibi olduğunu düşünüyorum; TV izlemek, sosyalleşmek gibi. Çoğu insan sadece vakit geçirmek için internette geziniyor ve neyden keyif aldığını bilmiyor, eğlence arıyor. Bu yorumu, çevremdeki farklı arka plandan gelmiş, farklı hayatlar yaşayan insanları gözlemleyerek yapıyorum.

Modern zamanların getirdiği "kim daha çok popüler kültür sahibi" yarışına aslında o kadar fazla insan dahil olmuyor ama sosyal medyanın içindeyken herkes aktif olarak popüler kültürü takip ediyormuş gibi algılıyoruz.
Mesela, yeni çıkan bir müziğin veya filmin ortamda konuşulması aslında cidden nadir ve belirli bir yüzdelik kesimin konuştuğu şeyler.
Zaten genel olarak hayatın koşuşturmasından böyle şeylere vakit kalmıyor olması gerek, çünkü toplumun büyük bir kesimi işçi ve mavi yakadan oluşuyor. Hatta beyaz yaka ve kendi işinin sahibi olanların çoğu da yeni çıkan müziği tartışmaya fırsat bulamayacak veya önem veremeyecek yoğunlukta hayatlar yaşıyor diye düşünüyorum.

Çevrenizde her kesimden insan var mı bilmiyorum. Mesela benim; çiftçi, tesisatçı, fabrikada çalışan, kasiyer, teknisyen, öğretmen, mühendis, akademisyen, yüksek memur ve yapay zeka alanında çalışan arkadaşlarım var. Konuştukları konuların statüleriyle doğru orantılı olarak arttığını düşünmüyorum. Hatta direkt olarak geldikleri arka planda ne konuşuluyorsa ona devam ediyorlar diyebilirim.
"Ne konuşuluyor?" derseniz; genelde futbol ve araba piyasası, ardından yemek yenilecek mekânlar, sosyal medyadaki absürt olaylar, siyaset ve güncel haberler üzerine yorumlar, ilişkiler ve genel hayattaki planlar. Çok nadiren entelektüel sohbetler oluyor, yani en azından ortam kalabalıksa nadir oluyor (sürekli kalabalık gruplarla buluşan biriyim). Birebir buluştuğum arkadaşlarımla hâlâ entelektüel sohbetler yapıyorum ve bazen gruplarda felsefe olmasa da din, politika ve ekonomi üzerine derin sohbetler oluyor.

İnsanların iletişiminin değiştiğini çok düşünmüyorum. En azından samimiyetim olan kişiler hâlâ sosyal medyanın getirdiği sabırsızlık ve sinir gibi belirtileri göstermiyorlar. Yolda karşılaştığım insanlar da hâlâ 10 sene öncesindeki gibi tepkiler veriyorlar. Ama artı olarak gençler çok kibar ve çekingen cevaplar veriyor, yardımcı olmaya çalışıyorlar. Ben de genç olduğum için olabilir, ama gerçi diğer insanları izliyorum; onlara karşı da kibarlar.
Eskiden olan vahşi kesimi pek dışarıda görmüyorum, sanırım çalışmakla meşguller. Sokak aralarındaki çocuklar azalmış durumda. Gece dışarı çıktığımda, en azından Eskişehir’de, pek tehlike yok ama eskiden "kekolar" vardı. Şimdi tehlike olunca direkt "keş" oluyor, direkt son level tehlike.

Eskiden bu kadar sokak köpeği yoktu bence. Sokaklardaki çöp de daha azdı sanki. Şehirleşmenin artmasıyla çevre kirliliği de artmış gibi.


Türkiye için üzüldüğüm noktalar:

Gençlerin umutsuz ve amaçsız olması,
Ülkeye olan inancımızı kaybetmeye başlamamız,
Adalet, siyaset, ekonomi ve yozlaşma kavramlarının genç nüfus özelinde düşündüğümüzde tamamen olumsuz olması,
Uyuşturucunun ve kötü alışkanlıkların yaygınlaşması,
Bilinçli olacağız diye yanlış bir özgürlüğün peşinde koşan gençlerin aptallaşması,
Kumarın acayip şekilde yaygınlaşması,
Sosyal hareketlerin ironik şekilde bilincin "b"sine sahip olmaması; önlerine ezber yapmış bir lokomotifi alıp sosyal medyada ezberle devam edip neyin neden yapıldığını sorgulamadan her şeye yargı dağıtmaları, amaçlarının bile ne olduğunu bilmeyen gereksiz sosyal hareketlerin bizde de yaygınlaşmaya başlaması.
Ülkenin kötüye giden 999 tane şeyi olsa da ben geleceğe odaklanıp optimist bakmaktan başka çare görmüyorum. Yaşamak zorundayız, bir defa geldiğim hayatı kendime zindan edemem. Suriyeli değilim, hâlime şükrediyorum. Memur seviyesinde yaşayıp gitmeyi hedefliyorum, yaşlanınca da köye yerleşeceğim. Dünya birbirini yiyebilir, uzaya çıkmayı da hedeflemiyorum, üzgünüm. Coğrafya kaderdir.


Sevindiğim noktalar:

Ülkenin zor şartlarından dolayı kendini geliştirmeye çalışan bilinçli gençlerin mecburen de olsa güzel şeyler yapmaya başlaması,
Yine zor şartların getirdiği bilinç ile millî duyguların ön plana çıkması,
"Zor zamanlar güçlü insanlar yaratır." cümlesinin şu an bizde gerçekleşiyor olması,
İnsanımızın Türk davranışları sergilemekten asla vazgeçmemesi ve Türklüğümüzü her yerde belli etmemize bayılıyorum. XD
Modernleşmenin aksine geleneksel bir ülke olmamızı da seviyorum. Pek mantıklı değil ama çalışıyor. İnsanın değerleri olması lazım ve bizde çok fazla değer var. Mantıksız şeyler de var, orası ayrı, ama çalışıyor aga.
Amerika’da görüyoruz; hayatta bir değere sahip olmayan insanlar, saçma sapan değerleri benimsemeye başlıyor. Sağduyu desen yok, empati desen yok vs.
Ekonomik zorluklardan dolayı sosyal ilişkilerimize daha çok kıymet vermeye başladık sanki. İnsana verdiğimiz kıymet artmış olabilir.
Eski mesleklere dönüşün arttığı ile alakalı bir istatistik görmüştüm ve sanki çevremden de gözlemliyor gibiyim. Bu iyi haber mi bilmiyorum ama nedense seviniyorum, çünkü strateji oyunlarında işçiler önemlidir.
Son olarak da ülkeyi bu hâle getiren neslin yaşlanıyor olmasına çok seviniyorum. Anam, babam kusura bakmasın, seviyorum onları.
Eskiye dair özlediğim şey aktivitelerin fazla olmasıydı mesela sinemaya her haftasonu gitmesek de mutlaka bir sinema aktivitemiz olurdu ve izlediğimiz filmden yaşadığımız serüvenden haz duyardık. Şimdi çoğu sinema salonlarının perdeleri ne yazık ki kaliteli değil, filmi resmen simsiyah bir çerçeve üzerine yansıtıyorlar hele 3D film izlemek gözler için tam bir işkence. Fiyat arttı ama kalitede artış yerine tamamen düşüş oldu. Sonrasında eskiden lunaparkların falan da fazla olduğunu hatırlıyorum, şimdi tema park adı altında çok spesifik örnek veremeyeceğim kadar az lunapark var çoğu avmnin bir katında eğlence merkezine sıkışmış durumda. Komşuculuk çok yaygındı ama mahallenden taşınmayı gör anında kendini gurbette gibi hissediyorsun. Ne yazık ki birbirimizle olan tüm bağlarımız, aldığımız hazlar, birlik olduğumuz anlar çok azaldı. Eskiyi özlüyorum ama bunu onarmak, aksiyon almak zor geliyor. Gelişen teknoloji ile birlikte dopamin ve odak seviyemizin hemen hemen yitirdiğimizi de hesaba katarsak bazı şeylerin ulaşılabilir fakat erişmek için kimsenin çaba sarf etmeyeceğini düşünüyorum. Gelen sene geçen seneyi aratır diyordu anneannem, her yıl bunu yaşıyorum.
Bence insanlar birbirine olan saygısını yitiriyor,eskiye göre saygı yok
descartes Sith Apprentice » Deadpool & Wolverine
gayet başarılı yeni seriyi sabırsızlıkla bekliyorum deadpoul un tüm versiyonları gibi çok eğlenceliydi
Murathan_teller High Admiral » Sosyal » Genel
Geçen ay hastane koridorlarında tesadüfen tanıştığım bir abiyle sohbet ederken konu konuyu açmıştı ve bana şöyle demişti:

''Bu hayatta (istisnalar kaideyi bozmayacak şekilde) bazı şeyleri en çok isteyenler değil de öylesine 'dur bende bir deneyeyim bakalım nolacak?' diyenler kazanıyor, o yüzden ben dua ederken 'en çok hak eden değil en çok isteyen kazansın' şeklinde dua ederim.'' demişti.

Çok geçmeden dediklerinin benzerini kendim gördüm ve mantıklı geldi, size de sormak istedim bu konuda fikriniz nedir?
Gizlenen 7 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
Genelde cok calistigini düsünüp aslinda o kadar calismayan insanlarin kendini avutma bicimidir, gram katilmiyorum abine
ziyazn abi o anlamda dememişti ya baya konuşmuştuk ben sadece en çok ilgimi çeken şeyi söyledim buraya yoksa kendisi geç de olsa amacına ulaşmış ve mutluydu
bu filmde bahsettiğin şeye değiniyor çok da güzel bir filmdir tavsiye ederim. Bir şeyi çok istersin ama bir türlü elde edemezsin ancak bir gün umursamadığında elde edersin.

Ayrıca ziyazn a bir noktada katılıyorum, istisnalar kaideyi bozmaz şeklinde konuşacaksak; istisnalar senin bahsettiğin durum olur. Yani bir şeyi çabalayarak elde etmek işe yarayan bir yoldur senin abinin bahsettiği durum ise istisnalardır.

Bu tarz şeylere inanmak ise dua etmeye inanmakla aynıdır aslında. Sen istediğin kadar dua et iyi bir iş iyi bir okulum olsun diye ancak sadece dua ettiğin sürece bu gerçekleşmeyecektir. Çok ders çalışıp iyi bir okula girersin daha sonra gene çok çalışıp kendini geliştirip iyi iş imkanı bulursun. Duanın burada etkisi nedir? Bu kişisel bir inançtır yalnızca. Senin inanman bu tarz durumların gerçek olduğunu göstermez.
En çok emek veren kazansın derim ben.
Hayır. Türkiye'de bir şeyleri en çok hak eden de değil en çok isteyen de değil, en feyizli amcası/dayısı olan kazanır.
arkadaşlara katılıyorum . istemek bir işe yaramaz hiçbir zaman ancak istemenin getirdiği çalışma azmi bir işe yarayabilir.
PortRoyale hayir bu türkiyede degil tüm dünyada böyle, her zaman cevresi olan kazanir. onun dayisi isini hallediyorsa dayisinin cabasi ve tanidigi oldugu icindir, ortada yine biri kalkmis zahmet etmis cevre yapmis. herkesin degeri cevresi kadardir, buna ister inan ister inanmaaaa :)
Dayının torbacısının malları iyiymiş.
Bunun genel bir adı var. "Murphy Kanunları".

İlgili madde:
--- Alıntı ---

Bir şeyin olma olasılığı, isteme olasılığı ile ters orantılıdır.

Officer_K İşe en çok emek veren kadar, layığıyla yapabilecek kim varsa o kazansın derim ben. Çok isteyenin sadece hırsından isteyip, işi yerine getirmeyeceği ne malum?
bakikblk Sith Juggernaut » Sosyal » Genel
milli yas? yas ?
Gizlenen 5 yanıtı da gör! Çatlarsın yoksa...
filistin özgürlüğü adı altında sivilleri öldüren bu cani köpek paylaşımları yüzünden

INSTAGRAM TÜRKİYEDE ERİŞİME KAPATILDI. :)
Bunlara tabiki katılmıyorum Filistin taraftarı falan da değilim. Ancak gereksiz vicdansızlık hatta çok büyük derecede canilik görüyorum toplumda

Konusu açılmışken değinmek istiyorum sadece, toplum gerçekten çürümüş. Geçen gün filistinde küçücük bebeğin bomba sesiyle uyanmasını paylaşmışlar ve yorumlar beni şok içerisinde bıraktı.

Mizah adı altında canileşiyor insanlarımız. Tamam sevmiyor olabilirsiniz ama küçücük çocuklar bebekler katlediliyor bunun hiçbir geçerli açıklaması olamaz.

Tamam anlıyorum Filistini belki sevmeniz savunmanız için hiçbir geçerli sebep yok, Filistinin yaptıklarını da savunmuyorum ancak insanlığımızı elden kaybetmememiz gerekli
Instagrama bir girdim çalıştığım şirketteki oruspu evlatlari bu adami durum yapip yastayiz yazmışlar. Yüzlerce sehit düşüyor ülkemde, çıkıp çoğunluk sesini çıkarmıyor bir siktiri boktan bir ülkeden biri ölüyor herkes yas ilan ediyor Atatürk bunlari gorseydi hepsini def ederdi ülkeden
iran istihbarat teskilati son aylarda
ercansoy79 şehit olduğunda yas ilan edilmemesi düşmana kurulan psikolojik üstünlüktür.
bakikblk aynen kanzi öyledir böyle devam
ercansoy79 yok olm o kanzilik değil ya doğru söylüyor. Şu açıdan koskoca devlete söz de (iddia eden iç işleri bakanıydı) 10 kişi kalmış bir terör örgütü yas ilan ettirdi olarak anlaşılır. Nasıl İran ile şuan taşak geçiyorsanız aynı şekilde senin ülkenide tiye alırlar terör örgütüne karşı yas ilan edersen.

Ulan ülkeye bak 10 kişiyi temizleyemiyor hala vatandaşını öldürtüyor olarak algılanır. Çünkü ülkede yas ilan edildiğinde sadece ülke içinde kalmıyor. Tüm diğer ülkelerdeki konsolosluklarda da ülkenin bayrağı yarıya çekiliyor.
tevv Sith Apprentice » From S2B6
favori canavarım öldü...
Yukarı